08.02.2026 KILÇIK

AKÖREN MUHTARI KİMLERE TEŞEKKÜR ETTİ?

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, 716 mahallenin tamamına yaptığı hizmetlerle dikkat çekiyor. Özellikle ulaşım ve yol çalışmaları, vatandaşların günlük hayatını kolaylaştırırken memnuniyet oranını da artırıyor. Bu kapsamda Akçaabat’ın Akören Mahallesi sakinleri de yıllardır bekledikleri hizmete kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.

Mahalle halkı, uzun yıllar boyunca çukur ve çamur dolu yollar nedeniyle ciddi sıkıntılar çekti. Her yağmur sonrası yollar adeta geçilmez hâle gelirken, araç ve yaya trafiği büyük zorluklarla ilerliyordu. Mahalle sakinleri, defalarca yetkililere taleplerini iletmelerine rağmen çözüm bir türlü gecikmişti.

Nihayet bu sıkıntılar sona erdi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve Akçaabat Belediyesi iş birliği ile yapılan çalışmalarla, Akören Mahallesi’nin bozuk yolları onarıldı. Yolun zarar gören kısımları düzeltilirken, vatandaşlar güvenli ve rahat bir şekilde ulaşım sağlayabilmeye başladı.

Mahalle Muhtarı Muzaffer Büyüklioğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla hem yapılan hizmet için teşekkürlerini iletti hem de mahalle sakinlerinin memnuniyetini duyurdu. Muhtar Büyüklioğlu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Mahallemizin yıllardır çözüm bekleyen yol sorununa nihayet neşter vuruldu. Çamur ve çukurla anılan yollarımızdan kurtulma yönündeki taleplerimizi karşılıksız bırakmayan; başta Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Metin Genç olmak üzere, Akçaabat Belediye Başkanımız Sayın Osman Nuri Ekim’e, Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Coşkun Şahin’e ve Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekiplerine şahsım ve mahallemiz sakinleri adına şükranlarımı sunuyorum."

Muhtarın açıklamasında ayrıca, yapılan hizmetin mahalle yaşamına kattığı değere de dikkat çekildi. Yol çalışmalarının sadece araç trafiğini kolaylaştırmakla kalmayıp, günlük yaşamı ve mahalle güvenliğini de artırdığı belirtildi. Akören halkı, bu adım sayesinde sosyal ve ekonomik hareketliliklerinin de iyileşeceğini düşünüyor.

Vatandaşlar, yapılan hizmetin önemini vurgularken, belediyeler arasındaki iş birliğinin somut bir örnek oluşturduğunu ifade ediyor. Akören Mahallesi’nin deneyimi, diğer mahalleler için de umut verici bir örnek teşkil ediyor.

***

ORTAHİSAR’DA SAĞLIK HİZMETİ VAR, PARK YERİ YOK!

Ortahisar İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün Erdoğdu Mahallesi Şükraniye mevkiinde hizmet veren yeni binası, kağıt üzerinde bakıldığında adeta bir sağlık kampüsü.
İdari birimler, Sağlıklı Hayat MerkeziAile Sağlık MerkeziVerem Savaş Dispanseri ve 112 Acil İstasyonu aynı çatı altında. 2024 yılında faaliyete geçen bu bina, bölge halkı için önemli bir kazanım.

Ancak her yeni yatırım gibi, uygulamada bazı aksaklıklar da beraberinde geliyor.

Son günlerde binayla ilgili en çok konuşulan konu ise otopark sorunu. Vatandaşlardan gelen şikâyetler dikkat çekici. İddiaya göre, binanın alt kısmında personel için ayrılmış otopark alanı bulunmasına rağmen, bazı personel araçları üst kısımda, hastalar için ayrılan park alanına park ediliyor.

Sonuç mu?

Muayene olmak, çocuğunu aşıya getirmek ya da acil bir iş için sağlık kuruluşuna gelen vatandaş, aracını park edecek yer bulamıyor. Sağlık hizmetine ulaşımın önüne bu kez ne randevu sistemi ne de yoğunluk geçiyor; park yeri çıkıyor.

Burada mesele kimsenin aracını nereye park ettiği değil.
Mesele, kamu hizmeti sunulan bir binada önceliğin kime ait olduğu.

Hastaya ayrılmış alanın, hasta dışındaki kişilerce kullanılması, hem hizmet kalitesini düşürüyor hem de vatandaşta “önce personel, sonra halk” algısı oluşturuyor. Bu algı ise kamu kurumlarının en çok kaçınması gereken durumlardan biri.

Biz vatandaşın sesini duyurduk.
Yetkililer gereken düzenlemeyi yapacaktır elbette.

Ama bu küçük gibi görünen sorun, şunu bir kez daha hatırlatıyor:
Sağlık sadece bina yapmakla değil, o binaya erişimi kolaylaştırmakla da olur.

***

SÖZLE DEĞİL, EYLEMLE MERHAMET GÖSTERENLER

Sabahın Vicdanı: Mama Taşıyan İnsanlar

Sabahın ilk ışıklarında Trabzon sokaklarında dolaşanlar, birçok şeye tanıklık eder. Bunlardan biri de ellerinde mama çuvallarıyla gezen hayvanseverlerdir.

Kendilerinden büyük çuvalları pazar arabalarına yükleyip sahil boyunca mama dağıtan teyzeler, ablalar, abiler…

Üstelik bunu her sabah, düzenli olarak yaparlar. Kendi bütçelerinden kısıp sokaktaki canlara harcayan bu merhamet elçileri karşısında insanın mahcup olmaması mümkün mü?

Ancak bu fedakârlığın karşısında duyarsız ve sorumsuz insanlar da yok mu? Elbette var.

“Dükkânımın önüne mama koyma! Neden bunları besliyorsunuz? Bırakın aç kalsınlar, belki ölürler. Bunları doyuracağınıza fakir-fukarayı doyurun!” diyenlerin sayısı az değil.

İnsan böyle sözler karşısında ne diyeceğini bilemiyor…

Bu vicdanlı insanları teşvik etmeyi, destek olmayı bir kenara bırakın; onları bu şekilde incitmenin, kırmanın manası nedir?

Kendin yapmıyorsan bari yapanı rahat bırak. Moralini bozma, hevesini kırma!

Unutmayın: Hayvanları besleyen insanlar bunu karşılıksız, beklentisiz ve menfaatsiz yapar.

Onlar bu toplumun sessiz kahramanlarıdır.

Toplumdan istedikleri tek şey vardır: Manevi destek.

Bari bunu esirgemeyin…

***

DUMANSIZ STATLAR İÇİN NE ZAMAN ÖNLEM ALINACAK?

Bilindiği üzere, global bir standart olarak statlara “yasaklanmış eşya ve düzenekler” ile girilemiyor. Yeni yönergeye hiç bakma fırsatınız oldu mu? Biz sizin için göz attık.

Metinde şöyle deniyor:
“Müsabaka günlerinde stadyum içerisindeki büfe ve localar, emniyet yetkililerince güvenlik açısından stat içerisine sokulması yasak olan maddeler (alkol, yanıcı-yakıcı, kesici-delici vb.) yönünde denetlenecek. Ayrıca büfelerde ağzı kapalı pet şişelerde su satışı yapılmayacaktır.”

Ayrıca içeriye bozuk para, şarj aleti, powerbank, deodorant, parfüm şişeleri, kırtasiye malzemeleri, şemsiye, fotoğraf makinesi, kamera, özçekim çubukları, elektronik sigara stadyuma alınmıyor.

Maç girişlerinde en az iki kez güvenlik kontrolü, üst ve çanta araması yapılıyor. Maça gelenler bu önlemleri uygulama üzerinden peşinen kabul ediyor, hatta onaylıyorlar.

Görevliler, duruma göre kapalı suya, anahtarlığa, hatta kulaklığa bile sorun çıkarabiliyor. Gördüğünüz üzere; elektronik sigara, bizim statlarımızda olduğu gibi yasak.

Peki, bu statları dumana boğan tütün ürünleri (sigara, kaçak tütün, puro vb.) ne olacak? Federasyon bir yandan çocuklarla kadınları maçlara çekmeye çalışırken, tribünler nasıl oluyor da dumandan geçilmiyor?

Bu vesile ile açık soru: Çakmak ve sigaranın serbest olması kadar tehlikeli, zararlı ve sporun ruhuna aykırı bir boşluk olabilir mi?