07.06.2026 KILÇIK

TRABZON TURİZMİ İÇİN YENİ YOL HARİTASI ŞART

Trabzon, 2016 yılından bu yana Körfez ülkelerinden gelen turistlerin yoğun ilgi gösterdiği şehirlerin başında geliyor. Özellikle yaz aylarında yaşanan hareketlilik, otellerden restoranlara, ulaşım sektöründen küçük esnafa kadar birçok alana ekonomik katkı sağlıyor. Ancak son yıllarda yaşanan düzensizlikler ve kontrolsüz uygulamalar, Trabzon turizminin imajına zarar vermeye başladı.

Özellikle fahiş fiyat uygulamaları ve farklı ücret tarifeleri, turistlerin kente bakışını olumsuz etkiledi. Bu nedenle Trabzon’da turizmin yeniden eski canlı günlerine dönebilmesi için öncelikle güven ortamının oluşturulması gerekiyor. Bir Türk vatandaşı ile yabancı turistin aynı hizmete farklı ücret ödemesinin önüne geçilmeli, otel, restoran ve oto kiralama şirketleri sıkı şekilde denetlenmelidir. İşletmelerin fiyat tarifeleri sezon başlamadan ilgili kurumlara bildirilerek kontrol altına alınmalıdır.

Turizmdeki bir diğer önemli sorun ise kayıt dışı faaliyetler. Bazı kişilerin evlerini izinsiz şekilde turistlere kiraladığı, kayıt dışı taşımacılık yaptığı yönünde ciddi şikayetler bulunuyor. Bu durum hem vergi kaybına neden oluyor hem de yasal çalışan işletmeleri zor durumda bırakıyor. Devletin bu konuda daha etkin denetimler yapması ve kurallara aykırı faaliyet gösterenlere caydırıcı cezalar uygulaması gerekiyor.

Trabzon’un turizmde yeniden güç kazanabilmesi için sadece denetim yeterli değil. Şehrin tanıtım çalışmalarının da daha profesyonel şekilde yürütülmesi gerekiyor. Körfez ülkelerindeki sosyal medya fenomenleri ve içerik üreticileri Trabzon’a davet edilerek şehrin doğal güzelliklerinin uluslararası alanda daha fazla tanıtılması sağlanabilir. Dijital platformlarda yapılacak etkili paylaşımlar, turistlerin yeniden Trabzon’a yönelmesine katkı sunacaktır.

Bunun yanında Trabzon’da turistlerin daha uzun süre vakit geçirebileceği alternatif alanların oluşturulması gerekiyor. Şehre gelen turistler genellikle Uzungöl, Sümela Manastırı ve Çal Mağarası’nı ziyaret ettikten sonra çevre illere yöneliyor. Bu nedenle Beşikdüzü Teleferiği gibi turistik noktaların daha aktif şekilde değerlendirilmesi, yeni sosyal ve kültürel organizasyonların artırılması önem taşıyor.

Körfez ülkelerinden gelen turistlerin beklentilerine uygun hizmet anlayışı da geliştirilmeli. Turizm sezonunda farklı damak zevklerine hitap eden restoran konseptleri oluşturulabilir, uluslararası etkinlikler ve konser organizasyonlarıyla şehirdeki sosyal hareketlilik artırılabilir.

Trabzon turizminin yeniden yükselişe geçebilmesi için kamu kurumlarından esnafa, sivil toplum kuruluşlarından vatandaşlara kadar herkesin ortak hareket etmesi gerekiyor. Güven veren hizmet anlayışı, adil fiyat politikası ve güçlü tanıtım çalışmalarıyla Trabzon yeniden Körfez turizminin en önemli merkezlerinden biri olabilir.

***

TRABZON YAYLALARINDA ELEKRİK SORUNU YAŞANIYOR

Trabzon, Karadeniz’in diğer illerinde olduğu gibi güçlü bir yayla kültürüne sahip şehirlerden biri. Kırsal kesimde yaşayan vatandaşlar, mayıs ayıyla birlikte yaylalara göç etmeye başlıyor ve yaklaşık üç ay boyunca hayvanlarıyla birlikte yaylalarda yaşamlarını sürdürüyor.

Ancak bu yıl Trabzon’da havaların geç ısınması nedeniyle yayla göçü de gecikti. Karadeniz yaylalarında hareketlilik yeni yeni başlarken, birçok yaylada hâlâ elektrik bulunmuyor.

Kış aylarında etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle elektrik hatlarında büyük hasar meydana geldi. Elektrik tellerinin kopmasıyla birlikte birçok yaylada enerji kesintileri yaşandı. Dağıtım şirketlerinin bölgede onarım çalışmalarına başladığı belirtilirken, Trabzon yaylalarının yaklaşık yüzde 70’ine henüz elektrik verilemediği ifade ediliyor.

Elektriğin olmadığı yaylalarda vatandaşlar eski yöntemlerle yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Ateş, mum, lüküs ve gaz lambası hâlâ en önemli aydınlatma araçları arasında yer alıyor.

Öte yandan yaylacılık artık eskisi kadar ilgi görmüyor. Özellikle gençler, elektrik gelmeden yaylaya çıkmak istemiyor. Telefon, buzdolabı, televizyon ve çamaşır makinesi gibi elektrikli eşyaların kullanılamaması, yeni nesil yaylacılar için önemli bir sorun olarak görülüyor.

60 yaş üstü vatandaşlar ise geçmişte elektriksiz yayla hayatına alışık oldukları için bu durumu daha kolay karşılıyor. Eski kuşak yaylacılar, tüm zorluklara rağmen geleneksel yayla yaşamını sürdürmeye devam ediyor.

Bunun yanında yaylalara sadece hafta sonları çıkan vatandaşlar da bulunuyor. Sabahın erken saatlerinde yaylaya gidip temiz hava ve doğal suyun tadını çıkaran vatandaşlar, mangal yaptıktan sonra akşam saatlerinde yeniden şehir merkezine dönüyor.

Şehrin yoğun trafiğinden ve stresinden uzaklaşmak isteyen birçok kişi, hafta sonlarını yaylalarda geçirerek doğayla iç içe vakit geçirmeyi tercih ediyor.

***

TRABZON BÜYÜKŞEHİR HER YERDE

Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın himayelerinde düzenlenen Sıfır Atık Festivali, 4 Haziran’da İstanbul Atatürk Havalimanı’nda başladı.

Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğinde gerçekleştirilen festival, “Enerjide Verimlilik, Gelecekte Dönüşüm” temasıyla ziyaretçilerini ağırlıyor. Enerji verimliliğinden döngüsel ekonomiye, teknolojiden sanata kadar birçok başlığın ele alındığı festival, 7 Haziran’a kadar devam edecek.

Festival kapsamında kurulan 27 deneyim alanı, atölyeler, sergiler, söyleşiler ve konserlerle çevre bilinci her yaş grubuna aktarılıyor. Çocuklardan gençlere, ailelerden teknoloji meraklılarına kadar geniş bir kesime hitap eden etkinlikler, ilk günden itibaren yoğun ilgi gördü.

Büyük organizasyonda Trabzon Büyükşehir Belediyesi de yer aldı. Büyükşehir Belediyesi, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi ekipleriyle festivalde Trabzon’un çevre dostu projelerini ve sıfır atık vizyonunu tanıttı.

Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Songül Bayrak ve ekibinin yürüttüğü tanıtım çalışmaları, ziyaretçilerden ilgi gördü. Özellikle geri dönüşüm, atık yönetimi ve sürdürülebilir şehircilik alanındaki uygulamalar ön plana çıktı.

Trabzon’un doğayla uyumlu belediyecilik anlayışını yansıtan projeler, festivalin dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı.

***

OTOBÜS ŞOFÖRLERİNİN KARNESİ!

Defalarca yazdık, yine yazalım… Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin vatandaşla en fazla temas halinde olan birimi ne zabıta ne daire başkanlıkları ne de yönetim kadrolarıdır. Belediyenin sahadaki en görünür yüzü, otobüs şoförleridir.

Trabzon Ulaşım A.Ş. (TULAŞ), personel seçiminde titiz davranıyor, eğitim programlarını sürdürüyor. Görevini güler yüzle yapan, yaşlı vatandaşlara yardımcı olan, engelli bireylerin işini kolaylaştıran çok sayıda şoför bulunuyor. Öncelikle bu özverili personele teşekkür etmek gerekiyor.

Ancak işin bir de diğer tarafı var. Sayıları az olsa da görev yaptığı kurumun temsil sorumluluğunu kavrayamamış bazı şoförler, vatandaşların tepkisini çekmeye devam ediyor. Durağa yetişmeye çalışan yaşlı bir vatandaşı görmesine rağmen kapıyı kapatıp hareket edenler, soru soran yolcuya sert cevap verenler ya da kendisini adeta yolun sahibi gibi görenler hâlâ mevcut.

Vatandaş otobüse bindiğinde karşısında sadece bir şoför görmüyor; doğrudan Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ni temsil eden bir personelle muhatap oluyor. Bu nedenle yaşanan her olumsuzluk da doğrudan kuruma, dolayısıyla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e yansıyor.

Büyükşehir Belediyesi’ne bu konuda ne kadar şikâyet ulaşıyor bilinmez ancak toplu taşımayı kullanan vatandaşların önemli bir bölümünün bazı şoför davranışlarından rahatsız olduğu kulislerde sıkça konuşuluyor.

Bu nedenle TULAŞ yönetiminin eğitim ve denetim mekanizmalarını biraz daha sıkılaştırmasında fayda var. Çünkü bazen bir şoförün birkaç saniyelik tavrı, belediyenin aylarca anlattığı hizmetleri gölgede bırakabiliyor.

“Vatandaş memnuniyeti” sadece yapılan yatırımlarla değil, direksiyon başındaki personelin davranışıyla da şekilleniyor. Bizden hatırlatması…