06.12.2025 KILÇIK
TRABZON’UN SESSİZ KAHRAMANLARI
Trabzon’un sokaklarında yürürken, çoğumuz sadece kaldırım taşlarını, binaları, denizin kıyısını görürüz. Oysa sokaklarda sessiz bir mücadele var: Canı gönülden hayvanlara bakan insanlar. Onlar fark edilmiyor ama şehir onların sayesinde biraz daha yaşanılır hâle geliyor.
Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Lütfiye Tüzün Kurban’ın anlattıklarına bakınca, bu işin ne kadar zahmetli ve sabır gerektirdiğini görmek mümkün. Kentte 5–6 bin civarında köpek varmış, belediyenin barınağı ise sadece birkaç yüz hayvanı alabiliyor. Çözüm ise sadece toplamak değil; acil durumdakileri önce almak, kısırlaştırmak, tedavi etmek ve planlı şekilde sahiplendirmek.
Ama iş sadece rakamlarla çözülmüyor. İnsanlar bazen sevgiyle baktıkları köpeklere bile şikâyetçi olabiliyor. Başkan Kurban’ın söylediği gibi, “Bando ve törenlerde yürüyen, adeta ritmi hisseden köpeğimizi bile şikâyet ediyorlar.” Düşünsenize… Biz seviyoruz, fotoğraf çekiyoruz; bazılarıysa bunu sorun hâline getiriyor.
Gönüllüler hakkında hâlâ yanlış bir algı var: “Siz sokakların hayvan dolu olmasını istiyorsunuz” deniyor. Oysa tam tersine; onların hedefi, sokaklarda yaşayan canlıların aç, hasta veya üşüyen hâlde olmaması. Soğukta titremesin, aç kalmasın, şiddet görmesin… Bu kadar basit ama bir o kadar da zor bir görev.
Lütfiye Tüzün Kurban 20 yılı aşkın süredir her gün sokaklarda. Besliyor, tedavi ettiriyor, sahiplendiriyor. Bütün bu emeğe rağmen bazen “ruh hastası” ya da “boş insan” gibi sözler işitiyor. Ama o hâlâ dimdik ayakta; tek isteği anlaşılmak.
Trabzon, sokak hayvanları konusunda örnek bir şehir. Ama bunun devam etmesi için hepimizin üzerine düşen görevler var: Sahiplenmek, kısırlaştırmayı desteklemek ve bilinçli olmak. Sokakta daha az hayvan görmek istiyorsak, bunu sevgiyle ve bilimsel yöntemlerle yapmalıyız.
Gönüllüler sadece hayvanlara değil, aslında şehrimizin vicdanına da sahip çıkıyor. Onlara teşekkür etmek, anlamak ve destek olmak bizim görevimiz. Çünkü şehir sadece taşlardan ve binalardan ibaret değil; bir yüreğin de orada attığını fark etmek gerek.
***
DOĞALGAZ GELDİ, MAHALLE KARIŞTI!
Trabzon’un Ortahisar ilçesi, Çimenli Mahallesi… Doğalgaz hattı döşendi, işler tamamlandı… ya da öyle sanıldı. Ancak gerçek, resmi açıklamaların çok ötesinde: Mahalleli hâlâ isyanda.
Doğalgaz, modern şehir yaşamının konfor simgesi olabilir; ama işin altyapısı tamamlandı diye, üstyapıyı ihmal ederseniz, konforun adı kaos olur. Çimenli Mahallesi sakinleri, cami güzergâhında biriken toz-toprak, düzensiz beton dökümleri ve genel görüntü kirliliği nedeniyle adeta günlük bir mücadele yaşıyor.
Vatandaşın tepkisi haklı: “Camiye giderken pisliğin içinden geçiyoruz” demek, sadece bir şikâyet değil; aynı zamanda bir çağrı. Bu çağrı, belediyelerin ve yetkililerin sadece işi “bitirmek”le yetinmemesi gerektiğini, işin sonunda mahallelinin yaşam kalitesini yükseltmeyi de kapsaması gerektiğini hatırlatıyor.
Doğalgaz hattını döşemek teknik bir iş olabilir, ama mahalleyi eski haline getirmek, sosyal sorumluluktur. Çimenli Mahallesi’ndeki görüntüler, altyapı yatırımlarının tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Eğer vatandaşın yaşam alanı, yapılan yatırımla birlikte daha yaşanabilir hale gelmezse, hangi teknoloji gelirse gelsin, memnuniyet sağlanamaz.
Yetkililer bir an önce devreye girmeli; beton düzgün dökülmeli, toz-toprak temizlenmeli ve mahalle, hak ettiği düzenlemesine kavuşturulmalı. Yoksa modern şehir konforu, mahallede sadece görsel bir yıkıntı olarak kalacak.
***
TÜRK KAHVESİ VE LÜKSÜN YENİ YÜZÜ
5 Aralık… Dünya Türk Kahvesi Günü. Bir zamanlar dost sohbetlerinin, misafirperverliğin ve günlük keyfin sembolü olan Türk kahvesi, bugün ne yazık ki bambaşka bir tabloyu gözler önüne seriyor. Evler dışında bir fincan kahve içmek artık birçok aile için sıradan bir zevk değil; lüks tüketimin bir göstergesi hâline gelmiş durumda.
Bir kafede bir fincan kahve 200 TL… Normal bir ailenin yıllık kahve gideri ise yaklaşık 400 bin TL’ye ulaşabiliyor. İstatistikler bunu gösteriyor.
Ama sorun sadece rakamlarda değil. Kahvenin yanında gelen kültür, sohbet ve günlük keyif artık pahalı bir paket hâline gelmiş durumda. Eskiden bir fincan kahve, “Hadi oturalım, bir iki kelam edelim” demekti. Şimdi ise soruyoruz: “Acaba bu fiyatla evde kendi kahvemi mi yapayım?”
Ekonomi büyüyor, fiyatlar uçuyor, ama halkın cebindeki güç sabit kalıyor. Türk kahvesi, UNESCO mirası olarak değerini korusa da, günlük hayatta erişilebilirliği konusunda soru işaretleri doğuruyor. Kültürümüzün simgesi, ekonomik gerçeklik karşısında lüksleşiyor; herkesin ulaşabileceği bir keyiften elit bir tüketim nesnesine dönüşüyor.
Belki de çözüm yalnızca fiyatlarda değil; kültürün yeniden erişilebilir hâle getirilmesinde yatıyor. Çünkü Türk kahvesi sadece bir içecek değil; dostluğu, sohbeti ve paylaşmayı temsil ediyor. Ve bu değer, hiçbir ekonomik hesapla ölçülemez.
***
ORTAHİSAR’DA ÜÇ CADDE KAPANIYOR!
Trabzon’da devam eden yol ve çevre düzenleme çalışmaları, şehir içi trafiğini etkiliyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı duyuruda, Ortahisar ilçesinde bazı caddelerin belirli bir süreliğine trafiğe kapatılacağını açıkladı.
Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamaya göre, Hisarkent Çevre Düzenleme Çalışmaları kapsamında Zağnos Caddesi, Şehit Refik Cesur Caddesi ve Mimar Sinan Caddesi 7 Aralık Pazar günü araç trafiğine kapalı olacak.
Belediye yetkilileri, yol yapım çalışmalarının önceden duyurulmasının vatandaşların önlem alması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kent sakinleri de bu tür duyuruları uzun süredir bekliyordu.
Çalışmaların şehir yaşamını iyileştirmeye yönelik olduğunu belirten belediye, vatandaşlardan anlayış beklediğini ifade etti. Trafik yoğunluğu ve aksaklıklar yaşanabileceği için sürücüler alternatif güzergâhları tercih etmeye davet edildi.