05.09.2024 KILÇIK
OFLUOĞLU İL BAŞKANI MI OLACAK?
AK Parti önümüzdeki günlerde parti teşkilatlarında topyekün bir değişime gidecek. Değişimin yaşanacağı illerin başında da Trabzon bulunuyor.
Trabzon Milletvekillerinin dahi mesafeli yaklaştıkları mecvut İl Başkanı Sezgin Mumcu’nun yeni dönemde olmayacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Kamuoyunda birçok kişinin ismi lanse edilse de okların şimdilik AK Parti Trabzon Milletvekili adayı olan iş insanı Zafer Ofluoğlu’na döndüğü belirtiliyor. Parti teşkilatları ile sıcak ilişkileri olan ve siyasi olarakta yıpranmamış bir kişilik kabul edilen Ofluoğlu’nun, parti genel merkezinde de ciddi bir ağırlığı bulunuyor.
***
FIRTINA’NIN EN ÖNEMLİ 5 İSMİNDEN BİRİ!
Şenol Güneş… Trabzonspor’da teknik direktörlük görevine 5’nci kez getirildi. Böylece kulüp tarihinde en fazla ayrı ayrı dönemlerde Bordo-Mavilileri çalıştıran isim olma unvanına da erişti. Kuşkusuz kendisine karşı olanlar da, yanında yer alanlar da var. Kulübün özellikle tarihini iyi bilenler ve yaşı 50’nın üzerinde olanların büyük bölümü böyle bir aşamada Güneş’in takımın başında olmasının hem Başkan Ertuğrul Doğan ve yönetiminin, hem de Trabzonspor takımının tek kurtuluşu olacağını düşündü. Ama özellikle 50 yaş altı taraftar kitlesinin ise büyük bölümü Fatih Tekke’nin gelmesini talep ediyordu. Sonunda Güneş yeniden takımın başında… Biz de Şenol Güneş’i eleştirdik, yerden yere vurduk. Birçok kez tepki koyduk. Fakat şunun altını çizmeliyim ki daha önce Trabzonspor’u çalıştıran Abdullah Avcı, Ersun Yanal, Nenad Bjelica ya da Vahid Halilhodzic, ya da zaman zaman isimleri geçen Fatih Terim ya da Sergen Yalçın teknik direktör olacaksa bin kere Şenol Güneş derim…
TRABZON KENTİNDEN DÜNYAYA AÇILAN PENCERE
Çünkü Şenol Güneş bu kentin topraklarında doğdu büyüdü, yoksulluğu, yalnızlığı yaşadı. Ama burada filiz verdi. Sothka Mahallesinde büyüdü, sahilinde denize girdi, toprak sahasında top peşinde koştu, amatörce futbola Yavuz Selim’in balçık çamurunda başladı. Akçaabat Sebatspor ve ardından Trabzonspor’da bir efsane haline geldi. Son şampiyonluklar dışında, kazanılan tüm kupalarda hem kaleci ve kaptan, hem de teknik direktör olarak izi vardı. Bu kentin ortaya çıkardığı değerdi. Kuşkusuz eksikleri, hataları yanları bir hayli fazladır. Bunu biliyoruz, çünkü o bu kentte dünyaya geldi ve en yalın haliyle tanıdık kendisini… Peki ya Abdullah Avcı ve gibilerin beyinlerinin içini hiç okuyabildik mi? Onların hem insan, hem teknik adam olarak eksiklerini, yanlışlarını, ilişkilerindeki çarpıklıkları ne kadar irdeledik. Onları bilmediğimiz için el üstünde tuttuk ama Şenol Güneş gibileri Tu-Kaka yaptık. Oysa Güneş, Trabzon kentinde doğup dünyaya açılan en önemli pencerelerden biri olduğunu unuttuk…
A. SUAT ÖZYAZICI VE A.SALİM ERDEM!
Kuşkusuz Şenol Güneş’i de gerektiğinde acımasızca eleştireceğiz. Gerektiğinde kendi bilgimiz oranında yol göstermeye, yeni bir vizyon çizmeye de çalışacağız. Ama bu yapacaklarımız onun, Trabzonspor tarihinin en önemli 5 isminden biri olduğu gerçeğini unutmamıza neden olmayacak. Bakın Trabzonspor’un kuruluş aşamasını saymıyorum. Çünkü o dönemde birçok kahraman vardır. Ama bu kulübün en önemli 5 ismini sıraya koymak istersem burada Şenol Güneş’i de mutlaka yazarım. Benim açımdan diğer dördüne gelince… Ahmet Suat Özyazıcı, takımı 4 kez şampiyon yaptığı için değil sadece… İdmanocağı’nın, Trabzonspor ile birleşmesinin yolunu açtığı ve peşinden de Sarı-Kırmızılıları sürüklediği için. Onun bu büyük adımıyla Trabzonspor büyümüştür ve şampiyonluklara ambargo koyacak, birliğin temel taşını oturtmuştur. Bir başka ise kulüp ortada kalmışken bir devlet memuru olan Ahmet Salih Erdem’in başkanlığa aday olması, özkaynak modeline geçmesi ve Trabzonspor efsanesinin temel taşlarını örmesi nedeniyle baş köşededir. O olmasaydı Trabzonspor özüne dönemeyecek, sıradan bir kulüp olacak, örnek gösterilemeyecek, belki de 1’nci lige bile çıkamayacaktı.
M.ŞAMİL EKİNCİ VE ÖZKAN SÜMER EFSANESİ
Trabzonspor’un bir başka büyük değeri de Mustafa Şamil Ekinci’dir. Bu isim Kırşehirli olmasına ve ticaret yapmak için Trabzon’a gelmesine rağmen babasının karşı çıkmalarına rağmen kurduğu çevre ilişkileriyle birlikte Bordo-Mavili kulübün içine giriş yapmış, sonra da 1’nci Ligde elde edilen 6 şampiyonluğun 4’ünde başat rol oynamıştır. O günün koşullarında parasını oluk oluk akıtmış, Trabzonspor’u yaşatmıştır. Yine camianın en önemli değerlerinin başında Özkan Sümer gelir… Altyapıyı kurmuş, A takımda yardımcı antrenörlükten, teknik direktörlüğe geçiş yapıp, burada şampiyonluklar yaşamış bir teknik adam olarak daha sonra Türkiye futboluna yön veren bir noktaya gelmiştir. Sümer en kritik anda gövdesini taşın altına koyarak kulübün kişilere bağımlı olmasını ortadan kaldıran başkanlık makamına da gelerek efsaneleşmiştir. Sümer, TFF asbaşkanlığından TÜFAD Kurucu Genel başkanlığına, spor yazarlığından Trabzonspor Futbolcu İzleme Komitesine ya da Sportif Direktörlüğe kadar çok yönlü çalışma yapan renkli bir isim olarak da tarihteki yerini almıştır.
TÜM ŞAMPİYONLUKLARDA KAPTAN OLARAK VARDI
Ve Şenol Güneş… Trabzonspor 2’nci Ligden 1’nci Lige çıkarken kaledeydi. Bordo-Mavililer 6 kez Lig şampiyonu olup; İstanbul saltanatını yıkan efsanenin en önemli figürlerinden biridir. Trabzonspor’u Türkiye’nin en büyüğü yapan kadronun kaptanıdır. O dönemde kazanılan 3 Türkiye Kupası, 5 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 1 Başbakanlık Kupasında da kaledeki devdir. Şenol Güneş, Trabzonspor 2021-22 sezonu şampiyonluğunun dışındaki tüm iddialı dönemlerde teknik direktör olarak Bordo-Mavili takımın başındaki isimdir. Güneş’in elinde n1994-95’de şampiyonluk alınmış Beşiktaş’a hediye edilmiştir. Hele 1995-96’da devleti yönetenler devreye girerek yine şampiyonluğu gasp edilmiştir. Şenol Güneş’li Trabzonspor 2004-05’de de elinden şampiyonluk hakemler aracılığıyla çalınan takımdır. Ve 2010-11’de şike ile şampiyonluğu elinden alınmıştır. Birçok kişi, “Şampiyon olamadı” suçlamasını getirmiştir ama ne yazık ki ya devleti yönetenleri, ya hakemleri, ya TFF’yi, ya da şike lobisini karşısında bulduğunu hiç söylememişlerdir. Güneş sonuçta teknik adam olarak yine de 2 Türkiye Kupası ve 2 de Süper Kupa kazanmış teknik direktördür. Ayrıca A Milli takımımızın başında tarihinde bir daha göremediği Dünya Üçüncülüğünü kazanmış bir isimdir. Tüm bunlardan dolayı da Güneş Trabzonspor kulübü tarihinin en önemli ve değerli 5 isminden biri olmayı hak etmiştir.
Onun için en azından bu sezon yanında durulmalıdır…
***
ÇİMŞİR VE BİLAZER HANGİ SUÇU İŞLEDİ?
Hüseyin Çimşir Trabzonspor altyapısından yetişti, A takımda forma giydi, kiralık gönderildi, sesini çıkarmadı, ‘dön’ dendi döndü, ‘boş sözleşmeye imza at’ isteğini geri çevirmedi. Tribünler hakaretler yağdırdı, protesto etti, kafasını dönüp bakmadı bile… Kaptanlık yaptı. Kapının önüne kondu, yine isyan bayrağı açmadı, kimseyi suçlamadı. Bursaspor’a gitti, şampiyonluk yaşadı. Döndü, Trabzonspor’da yardımcı antrenörlük, teknik direktörlük yaptı ama adeta giyotine götürülür gibi alçakça bir eylemle kafası uçuruldu. Yine kimseye tek bir sitem bile etmedi… Kulübün ve Divan’ın da üyesi… Yani tepeden tırnağa Trabzonsporlu…
Muzaffer Bilazer… Trabzon’un köklü kulüplerinden İdmanocağı’nda yetişti, Erzurumspor’da yıldızı parladı, Trabzonspor istedi, hiçbir pazarlık yapmadan koşa koşa geldi ve imzayı attı. Yedek soyunda sitem etmedi, tribüne çıkarıldı, burun kıvırmadı, sahaya sürüldü, elinden geleni yaptı. Ama sakatlık onu perişan etti. Futbolu bıraktıktan sonra teknik adamlığa başladı. Trabzonspor’da da yardımcı antrenör olarak çalıştı… Kulisler peşinde koşmadı, kitap okudu, kendisini geliştirme çabası gösterdi. Hayatın her alanında bilgi sahibi olmak için didindi durdu. Kimsenin ayağını kaydırma, birileriyle ilgili kötü söz söyleme peşinde hiç koşmadı.
50’NCİ YIL DAVETİ ONLARA NEDEN YAPILMADI?
Bunları şimdi neden yazdım merak ediyorsunuzdur… Bakın geçtiğimiz günlerde Trabzonspor’un Süper Lige çıkışının 50’nci yılı kutlandı. Bordo-Mavili kulüpte forma giyen futbolculara birer mektup gönderildi, hizmetlerinden dolayı… Ayrıca forma da gönderildi. Trabzonspor’da birkaç maça çıkanlara bile bu jest yapıldı. Alkışlamak gerekir kuşkusuz. Fakat bu kulübe büyük hizmetler vermiş Hüseyin Çimşir ile Muzaffer Bilazer’e ne mektup, ne davet, ne de forma gitmiş… İnsanın aklı almıyor. Bu iki isim nasıl ve ne için unutulur? Ya da unutkanlığa mı verilir? Ayıp değil mi, utanmıyor musunuz bu eylemi gerçekleştirenler olarak? Hüseyin ile Muzaffer’in suçu hiç kulis yapmamaları, lobilerin adamları olmamaları, sizlere biat ettiklerine dair beyanda bulunmamaları mı?
Söyleyin bu unutkanlığın ya da aymazlığın sebebi ne?
Bilmek hakkımız!
***
GÜNEŞ’E BİR DANIŞMAN MUTLAKA ŞART!
Trabzonspor başkanı Ertuğrul Doğan yıllar sonra çok önemli bir doğruya imza attığı ve kulübe aidiyet duygusuyla bağlı Şenol Güneş gibi bir efsaneyi iş başına getirdi. Güneş de, yeni belirlediği yardımcılarıyla birlikte Bordo-Mavilileri başarıya taşıyacak formülleri hayata geçirmeye çalışacak. Ancak en önemli birimin unutulmaması gerekiyor. Özellikle Şenol Güneş’le yönetim, bir de halka ve basınla ilişkileri çok iyi yönetecek tecrübeli, makul, meslektaşları arasında sözü geçen ve bir vizyon sahibi ismin mutlaka iş başına getirilmesi Trabzonspor kulübündeki işleyiş açısından büyük önem taşıyor.
Bu noktada gazetecilik tecrübesi üst seviyede olan, birçok kurum ve kuruluşta önemli görevler yapan, hem ülke genelinde, hem de Trabzon yerelinde sözü geçebilecek, aynı zamanda Güneş’e medya ve halkla ilişkiler konusunda yol haritası verebilecek bir isim eğer iş başına getirilirse, kulübün bugünü ve geleceği açısından gerçekten harika olur. Bu ismin, Güneş ve takımın toplumla ilişkilerinde vizyonu ve makul, mantıklı tavırlarıyla etkili olabilecek düzeyde olması, insan ilişkilerinin üst seviyede bulunması ve agresif bir tutum içinde olmaması şarttır. Kuşkusuz benim kafamda birkaç isim var ama böyle bir görevlendirmeyi de Şenol Güneş’in inisiyatifine bırakmak en doğrusu…
Bakalım Güneş böyle bir eksiği giderecek adımı atar mı?
Atarsa kendisi de Trabzonspor da kazanır…
Biz söyleyelim de!...