05.05.2025 KILÇIK

SAĞDUYU VAKTİ, BİRBİRİMİZE DÜŞMEYELİM!

İstanbul’da CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e yapılan saldırı hepimizi derinden üzmüştür. Bu olay, hangi görüşten olursak olalım, hiçbirimizin içine sindirebileceği bir şey değildir. Siyasetçinin yeri kürsüdür, meclistir, halkın yanıdır — sokakta yumruk yemek değildir!

Ama burada bir tuzak da var. Provokasyona açık bir zemin oluşturulmak isteniyor olabilir. İşte tam da bu yüzden dikkatli olmalı, aklımızı başımıza almalı, birbirimize karşı değil, yan yana durmalıyız. Kim ne derse desin, Türkiye sokakta kavga ederek değil, konuşarak yol alabilir.

Güzel olan şu ki, olay olur olmaz tüm siyasi partilerden net tepkiler geldi. İktidarıyla muhalefetiyle herkes bu saldırıyı kınadı, Sayın Özel’e geçmiş olsun dileklerini iletti. Bu, millet olarak hâlâ ortak vicdanımızın diri olduğunun göstergesidir. Bu çok kıymetlidir.

Bakın, bu işin sağı solu yok. Bugün CHP’ye yapılır, yarın bir başka partinin liderine. O yüzden hiçbirimiz bu tür olaylara sessiz kalmamalı, kimse de bu saldırıları küçümsememeli. Ama aynı zamanda, bu tür hadiseleri bahane edip milleti birbirine düşürmeye çalışan art niyetlilere de fırsat vermemeliyiz.

Sözün özü şu: Bu ülke hepimizin. Siyasi rekabet başka şeydir, düşmanlık başka. Hepimiz farklı düşünebiliriz, ama aynı bayrağın altında, aynı toprağın üstünde yaşıyoruz. Şimdi mesele yumrukla değil, sağduyuyla cevap verme zamanıdır.

Sayın Özgür Özel’e geçmiş olsun. Bu olayın hukuki boyutuyla sonuna kadar takipçisi olunmalı; ama milletçe sağduyuyu elden bırakmadan, daha fazla kutuplaşmadan bu süreci atlatmalıyız.

***

KTÜ, BİLİM VE TEKNOLOJİDE GÜCÜNÜ KATLIYOR!

Şimdi size gururla anlatmak istediğim bir gelişme var... Hani bazı anlar olur, insanın içi kıpır kıpır olur ya... İşte tam da öyle bir andayız! Karadeniz Teknik Üniversitesi olarak, bilimde, teknolojide bir adım değil, adeta bir sıçrayış yaptık. 4 Mayıs 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararla, iki yeni merkezimizin resmen kurulduğu açıklandı. E, haliyle biz de "Boş durmayız, bu çağda ayakta kalmanın yolu akıldan, bilimden geçer!" dedik ve kolları sıvadık. Artık KTÜ’de Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Sensör ve Dedektör Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi var!

Yapay zekâ dedin mi, artık hayatın ta kendisi… Sanayi, eğitim, sağlık, finans… Her alanda yapay zekâ var, veri bilimi var. Biz de bu merkezle sadece akademik çalışma yapmayacağız; sektöre gerçek, uygulanabilir çözümler sunacağız. Gençlerimize bu alanda eğitim verip, uzman kadrolar yetiştireceğiz. "Kafayı çalıştıran adamın yolu KTÜ'den geçer!" dedirteceğiz.

Öyle üç beş parçalık işler değil bunlar. Akıllı şehirlerden savunma sanayine, tarımdan sağlığa kadar her yerde hayatı kolaylaştıran, güvenliği artıran teknolojiler… İşte bu yüzden KTÜ-SETAM (yani Sensör ve Dedektör Teknolojileri Merkezimiz) ile yepyeni bir araştırma üssü kurduk. Malzeme geliştireceğiz, prototipler üreteceğiz, sanayiyle kol kola girip “Yerli ve milli teknoloji burada!” diyeceğiz.

Rektörümüz Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı’nın da dediği gibi, "Bu işler sadece laboratuvar işi değil; bu işler vizyon işi, cesaret işi!" Biz üniversite olarak bu yolda kararlıyız. Hem bilimsel olarak derinleşeceğiz, hem de doğrudan sahaya dokunacağız. Akademiyle sanayiyi el ele verdirip, toplumun gerçek ihtiyaçlarına cevap vereceğiz.

Velhasıl kelam dostlar, KTÜ sadece Karadeniz’in değil, bu ülkenin gururu olmaya devam edecek. Yenilikten korkmadan, bilimden şaşmadan, genç akılları destekleyerek yola devam edeceğiz. Daha yeni başlıyoruz, takipte kalın! Buradan çıkan işler, yarın sizin cebinizdeki telefonda, hastanedeki cihazda, tarladaki sensörde, sokaktaki güvenlik sisteminde olacak. Çünkü biz KTÜ’yüz. Ve bizde iş lafla değil, icraatla yürür!

***

BU VİCDANSIZLIĞA DUR DENİLMELİ ARTIK!

Son 20 gündür Trabzon’da yaşadığımız korkunç olaylar, sadece hayvanseverleri değil, vicdan sahibi her insanı derinden sarsmış durumda. Anne kedi ve yavrularının paramparça ölü bulunması, ineğe acımasızca işkence edilmesi, bir köpeğe halatla şiddet uygulanması… Bunlar sadece bildiklerimiz. Kim bilir daha neler var, daha neler oluyor! Bu korkunç olayları izlerken, her geçen gün insanlığımızın ne kadar geriye gittiğini görmek adeta kalbimizi kırıyor.

Trabzon, yıllardır vicdanlı, hayvansever insanlarıyla tanınan bir şehirken, artık adeta bir karanlık girdabına sürükleniyor. Şehirde hayvanlara yönelik şiddet olaylarının artışı, hepimizi sarsıyor. Arsin ilçesinde ineğine halatla şiddet uygulayan adam, çevredeki vatandaşların tepkilerine rağmen yaptığının hiçbir yanlışlık olmadığını göstermek istercesine şiddetini sürdürdü. Ve bu vahşet yalnızca bir başlangıç! Bir köpeğe yapılan zulmü izlerken, bir insan olarak vicdanımızı sorguluyoruz. Ne oldu bize? Nerede bizim insanlık değerlerimiz?

Bu şiddet olaylarının ardından, sosyal medyada büyük tepkiler gördük, haklı olarak. Ama bu tepkiler yeterli mi? Yeterince etkili oldu mu? Hayır! Bu tepkilerin sadece bir başlangıç olması gerekiyor. Vicdanlı olmak, sadece bu tür vahşetleri izleyip üzülmekle kalmamalı. Bizim görevimiz, bu tür olayların önüne geçmek için mücadele etmek, sesimizi duyurmak ve hemen yetkililere başvurmak. Yalnızca şiddeti uygulayan kişiler değil, bu tür şiddetleri görüp sessiz kalanlar da suçludur!

Görüntülerdeki o insan, ineğini "mal" diyerek döverken, hayvanın acısını hissetmeyen bir insan olabilir mi? O hayvanın acısını kalbinde hissetmeyen, onun ruhunu hissetmeyen bir insanın ne kadar vicdansız olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama o görüntüler sadece bir canın değil, hepimizin ortak vicdanının ölümüdür!

***

BİSİKLET TUTKUNLARI ARSİN’DE BULUŞUYOR!

Arsin Belediyesinin öncülüğünde, Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve Gençlik ve Spor Bakanlığının destekleriyle Arsin-Santa-Taşköprü Yol Bisikleti Yarışları ve Halk Bisikleti Festivali düzenlenecek.

10 Mayıs Cumartesi günü saat 10.00’da start alacak bu büyük organizasyon, hem spor tutkunlarını hem de doğaseverleri Yanbolu Havzası’nın büyüleyici coğrafyasında buluşturacak. 

Arsin’de böyle bir organizasyonun yapılması gerçekten büyük bir anlam taşıyor! Hem spor hem de doğa severler için tam bir “kaçırılmayacak fırsat” var burada. Arsin, güzel doğasıyla zaten insanı büyülerken, bu etkinlikle bir de bisiklet tutkunlarını misafir edecek. Yani, pedal çevirmeye başlayınca, yalnızca fiziksel değil, ruhsal olarak da yenilenmiş olacağız,

Böyle büyük bir organizasyonu düzenlemek kolay değil tabii ama Arsin Belediyesi, Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın desteğiyle bu işin altından kalkmak gerçekten takdire şayan. Etkinlik sadece sporcu dostlarını değil, her yaştan halkı bir araya getiriyor. Herkesin birer bisikletle Arsin sokaklarını şenlendireceği o gün, ilçemizin havası değişecek. Hele o 50 bisikletin sahibini görmek, birine “hayatın en güzel sürprizi”ni yaşatmak gibidir.

Hadi bakalım, pedal çevirmeye hazır mıyız? Ben de Arsin sokaklarında bir tur atmak için sabırsızlanıyorum! Bütün vatandaşları bu etkinliğe katılmaya davet ediyorum. Hem Arsin için hem de bizim için çok güzel bir fırsat.