05.02.2026 KILÇIK
YAZIN KEBAPÇI, KIŞIN FENOMEN!
Trabzon’da yaz ayı gelince ciddi bir turizm patlaması yaşanıyor. Körfez ülkelerinden gelen turistler, iki ay boyunca kentin ekonomisini canlandırıyor.
Esnaf, bu iki ayda kazandığını yıl boyunca harcayarak bir sonraki yazın gelmesini iple çekiyor. Yaz sezonu, birçok işletme için adeta yılın en kritik dönemi hâline geliyor.
Tabii bu aylarda lokanta ve restoranlarda fahiş fiyatlar uygulanıyor. Bu pahalılıktan Trabzon’un yerli halkı da nasibini alıyor. Vatandaşlar, özellikle yaz aylarında dışarıda yemek yemekte zorlanıyor.
Yaz bitip sonbahara yaklaşıldığında, kırsaldaki birçok restoran kepenklerini kapatıyor. Gelir, gideri karşılamadığı için bunu yapmaktan başka çareleri kalmıyor.
Merkezdeki restoranlar ise bu dönemde kampanyalar düzenliyor. Özellikle kebapçılar, yazın uyguladıkları fiyatları neredeyse yarı yarıya düşürüyor.
Hatta sosyal medyada sürekli videolar çekip paylaşımlar yaparak vatandaşları restoranlarına davet ediyor. Dijital mecralar, işletmeler için önemli bir pazarlama alanına dönüşmüş durumda.
Yazın iş yoğunluğundan nefes alamayan işletme sahipleri, sonbahar ve kış aylarında adeta birer sosyal medya fenomenine dönüşüyor.
Bazıları bu sayede sosyal medya üzerinden ciddi paralar kazanıyor. Kim bilir, yarın restoran işini bırakıp tamamen fenomen gelirleriyle yaşamlarını sürdürebilirler.
Bu da onların tercihi…
***
RAMAZAN YAKLAŞTI, GIDA FİYATLARI UÇTU!
Ramazan ayına kısa bir süre kala, A’dan Z’ye bütün gıda ürünlerine zam gelmeye başladı. Türkiye genelinde bu artışlar, hemen her Ramazan ayı öncesinde yaşanıyor. Ancak Trabzon’da fiyatlar çok daha fazla yükseliyor.
Başta kuru gıdalar olmak üzere; sebzeden meyveye, kuruyemişten sıvı yağlara kadar her şey adeta “ateş pahası” haline geldi.
Et ve kıyma fiyatlarına bu ay içinde ikinci kez zam yapıldı. Daha önce 800 TL olan kıyma, 1.050 TL’ye yükseldi. Ramazan ayı yaklaştıkça bu fiyatın “1.200 TL’ye çıkacağı” ifade ediliyor.
İstanbul’da 250 gram pide, Ramazan ayında 25 liradan satışa sunulacak. Trabzon’da ise bu rakamın “en az 35-40 TL’den aşağı olmayacağı” düşünülüyor.
Türkiye’nin bazı bölgelerinde esnaf, dayanışma göstermek amacıyla Ramazan ayında fiyatları sabit tutmaya gayret ediyor. Ancak Trabzon’daki bazı esnafların sergilediği “Ramazan fırsatçılığı” kabul edilebilir değil.
Vicdanı ve yardımseverliğiyle tanınan Trabzon insanının, ne zaman bu kadar duyarsızlaştığını anlamak mümkün değil. İnsanlar zaten ciddi bir geçim sıkıntısı yaşıyor.
Vatandaş, yılın 11 ayı boyunca doğru dürüst beslenemiyor. Fiyatları bu kadar yüksek tutmasanız da, alım gücü zayıf olan bu insanlar Ramazan ayını biraz daha rahat geçirse ne olur?
Ne kaybedersiniz?
Biraz insaf…
Biraz vicdan…
***
ORTAHİSAR’DA UMUT BÜYÜYOR!
Ortahisar’da başlatılan burs kampanyası, son günlerde duyduğum en güzel haberlerden biri oldu. Ekonomik şartların her geçen gün zorlaştığı bir dönemde, üniversite öğrencilerinin yaşadığı sıkıntıları görmezden gelmek kolay. Ama bazı insanlar var ki, “bana ne” demek yerine, “ben ne yapabilirim” diye soruyor. İşte bu kampanya tam olarak bunun karşılığıdır.
Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın, “çocuklarımızın okuması benim için her şeyden daha önemli” sözü, aslında her şeyi özetliyor. Bu söz, sadece bir cümle değil, bir duruştur. Gençlerin geleceğini kendi geleceği gibi gören bir anlayışın ifadesidir.
Daha da önemlisi, bu kampanyanın tamamen gönüllülükle yürütülmesidir. Belediye kasasından para çıkmadan, çalışanların, yöneticilerin ve hayırseverlerin katkısıyla ayakta duran bir sistem kurulmuş. “yeter ki bir öğrencimiz okusun” anlayışı, lafta kalmamış, hayata geçirilmiştir.
Bu noktada muhtarların desteği de çok kıymetlidir. Kendi aralarında topladıkları yardımı kampanyaya aktarmaları, toplum adına verilen güzel bir mesajdır. Trabzon Muhtarlar Federasyonu Başkanı Bekir Aktürk’ün “bu şehir bizim, çocuklar da bizim” sözleri, bu dayanışmanın ne kadar samimi olduğunu gösteriyor.
Bugün 107 öğrenciye aylık 2 bin lira burs veriliyor. Bu, sadece bir maddi destek değil, aynı zamanda “yalnız değilsin” demektir. Bir gencin eğitimine devam edebilmesi, bazen böyle küçük gibi görünen ama çok büyük anlam taşıyan desteklerle mümkün olur.
Ortahisar’da ortaya çıkan bu tablo, herkese örnek olmalıdır. İmkân yaratmak isteyen için her zaman bir yol vardır. Yeter ki niyet olsun, yeter ki vicdan konuşsun.
Keşke her şehirde, her ilçede bu tür dayanışmaları daha sık görebilsek. Çünkü bir öğrencinin elinden tutmak, aslında geleceğin elinden tutmaktır. Ve bu, yapılabilecek en değerli yatırımlardan biridir.
***
ADNAN TAÇ GÖREVİ BIRAKIYOR
Trabzon Sanatevi, bugün kentin kültür-sanat hayatında önemli bir yere sahipse, bunda yıllara yayılan emeğin ve istikrarlı bir çalışmanın payı büyüktür. Bu sürecin en uzun soluklu aktörlerinden biri ise Adnan Taç’tır.
2006 yılında başlayan ve zamanla kurumsal bir yapıya dönüşen bu yolculuk, kolay şartlarda ilerlemedi. Maddi imkânsızlıklar, bürokratik engeller ve zaman zaman yaşanan belirsizlikler, sürecin doğal parçalarıydı. Taç’ın, veda açıklamasında dile getirdiği “Hiçbir şey kolay olmadı, bugünlere de kolay gelinmedi” ifadesi, bu dönemin kısa bir özetidir.
Bugün Trabzon Sanatevi, düzenli etkinlikleri ve uzun soluklu festivaliyle kentin kültür ajandasında kalıcı bir yer edinmiş durumda. Bu noktaya gelinmesinde, yönetimsel istikrarın ve sürdürülebilir bir anlayışın etkisi yadsınamaz. Taç’ın şu sözleri de bu tabloyu ortaya koyuyor:
“Artık bu kentte sanatın bir evi, bir adresi var.”
Bu cümle, yapılan işin gösterişten uzak, somut bir karşılığı olduğunu anlatıyor.
Adnan Taç, görev süresi boyunca yalnızca yöneticilik yapmadı; aynı zamanda sanatın farklı alanlarında üretmeye ve destek vermeye devam etti. Karikatür sanatı başta olmak üzere, çok sayıda etkinliğin hayata geçirilmesinde doğrudan katkı sundu.
Görevini bırakırken kullandığı şu ifadeler ise dikkat çekiciydi:
“Alnım açık, başım dik, vicdanım rahat.”
Bu sözler, geride büyük iddialar değil, tamamlanmış bir sorumluluk duygusu bırakma isteğini yansıtıyor.
Bir diğer önemli açıklaması ise, görev anlayışına dair net bir mesaj niteliğinde:
“Şubat 2026’da yapılacak genel kurulda başkanlığa aday olmayacağım.”
Türkiye’de birçok kurumda yöneticilik koltuğu kolay bırakılmazken, bu tercih, sürecin doğal bir şekilde devredilmesi açısından önemlidir.
Bugün Trabzon Sanatevi yeni bir döneme hazırlanıyor. Mehmet Kuvvat’ın tek aday olarak gireceği genel kurulun ardından, yeni yönetim süreci başlayacak. Bu sürecin sağlam bir zemin üzerinde ilerlemesi, geçmişte atılan adımların bir sonucudur.
Adnan Taç, görevini tamamlayarak kenara çekilen, ardında düzenli işleyen bir yapı bırakan yöneticilerden biri olarak anılacaktır. Abartıya kaçmadan söylemek gerekirse; Trabzon’un kültür-sanat hayatında istikrarlı bir dönemin oluşmasında pay sahibi olmuştur.
Bu da her şehir için azımsanmayacak bir kazanımdır.