04.07.2024 KILÇIK

BIYIK, NEDEN BİLİME TESLİM OLDU?

Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, 5 yıldır yaptığı parklarla övünür durur!

Bu parkları yaparkende kimlerden destek aldığını Yomra’da herkes bilir.

Mustafa Bıyık, inşa ettirdiği bu parklarda bazı yanlışlıklar tespit etmiş olacak ki seçilir seçilmez KTÜ Peyzaj Mimarlığı Bölümünü ziyaret etti.

Yomra Belediyesi’nin sosyal medya hesabında yapılan dünkü paylaşımda KTÜ Peyzaj Bölümü Başkanı ile Kaşüstü Parkını ziyaret ettiğini ve birlikte çalışacaklarını açıkladı. Bıyık, “görev sürem boyunca yaptığım tek icraat” dediği parkları bugüne kadar kimlerle yaptı. Bu kişilere yaptırdığı çalışmalarda ne gibi eksiklikler vardı da yeni bir yol arayışına girdi. Mustafa Bıyık’ı tanıyanlar bilir. Mesaj kaygısı onu yönetir. Şimdi mesajları aldık.

Bıyık, “bugüne kadar çalıştığım kişinin amatör olduğunu anladım yola onunla devam etmiyorum. Teknik desteğimi üniversiteden alıyorum mu” demek istiyor?

İlk başta “bilime” teslim olman gerekirken, neden son seçenek olarak üniveriteye sarılmayı tercih ettin?

Yoksa, “belediyeye veya kendisine siyasi olarak yakın isimlerle peyzaj işi yapmıyorum” algısı mı oluşturmak istiyor?

“Yaptığım peyzajların amatör olduğu sırf açılış yapmak için hızlı ve acil çözümler buldum ve belediyeyi zarara uğrattım ve bunu son seçimde oylarımın düşmesiyle farkına vardım mı” demek istiyorda böyle bir yolmu izliyor?

Hepsini aldık, kabul ettik! Her çalıştığın kişiyi böyle göğsünü gere gere fotoğraflarla deklere etmeni herkes gibi Yomra halkıda bekliyor!

İlk başta bilime teslim olman gerekirken neden son seçenek olarak üniveriteye sarıldın? Sorusunu sorarak yazımızı noktalayalım…

***

HER GİTMEK İSTEYENE TAVİZ VERİRSENİZ!

Trabzonspor’da yönetim sorun çıkaran futbolculara ders verme yerine, onların satılma taleplerini karşılama yoluna gittiği için her oyuncu da bu yolu denemekten geri durmaz. Geçen sezon Manolis Siopis gitmek için kırk takla attı. Yönetim de bu ismi kadro dışı bırakıp, gitmesine izin vermeme yerine, gönderme yoluna gitti. Bir lira kazanamadı. Aynı şeyi Abdulkadir Ömür yaptı. O da gitmek istedi. Hull City’ye çerez parasına gönderildi. Bunlara benzer çok örnekler verebiliriz. Böyle olunca da her futbolcu aynı yolu deneyerek, kulübe para kazandırmadan ayrılmanın yollarını arar. Son kriz yaratacak isim olarak da Mısırlı futbolcu Muhammed Trazeguet görülüyor. Bu oyuncu 30’una merdiven dayamış… Paris Olimpiyatları için Mısır U23 milli takımına çağrılmış. Trabzonspor buna izin vermeyeceğini beyan etmiş… Çünkü bu süreçte Bordo-Mavili ekibin çok önemli sınavları bulunuyor.

MACARİSTAN KAMPINDAN AYRILMAK İSTEDİ Mİ?

Trezeguet de bunun üzerine Mısır Spor Bakanını bile devreye sokuyor. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’tan ricacı olmuş… FİFA faaliyetleri içinde bulunmayan bir organizasyon için bakanların bile devreye sokulması anlaşılır gibi değil. Bu kulüp senin için Aston Villa’ya 4 milyon Euro ödemiş. Sana yıllık 1 milyon 750 bin Euro veriyor. En yararlı olman gereken anda sen olimpiyatlarda, hem de senden 6-7 yaş küçük isimlerle milli maç oynamak istiyorsun. Bunun için de her yolu deniyorsun. Aslında Trezeguet’in Macaristan kampına katılıp, ayrılmak istediği de kamuoyuna yansıdı.  Bunların konuşulması bile çok kötü ve sezon başında motivasyon bozucu şeyler. Ama bunun sebebi, daha önce futbolcularına karşı gerekli tavrı koymayı beceremeyen Trabzonspor yönetimleridir. Hiçbir futbolcu, büyük ve saygı duyduğu kulüpte böyle bir tavır içine girmez, giremez. Yazık ki Trabzonspor’u yönetenler, hiç de bu kulübün büyüklüğüne yakışır tavır takınmıyorlar. Böyle olunca da her yıl birkaç futbolcu krizi baş gösteriyor.

Umarım ders alırlar…

***

BU HİÇ OLDU MU MERİH DEMİRAL!

Türkiye A Milli takımı Almanya’da Avrupa Futbol Şampiyonasında boy gösteriyor. Grupları çıktı ve son 16 turunda Avusturya’nın rakibi oldu. Güçlü bir takıma karşı 90 dakika canla başla mücadele veren Ay-Yıldızlı ekibimiz sahadan 2-1 galip ayrıldı ve adını çeyrek finale yazdırıp Hollanda’nın rakibi oldu. Takımımızın iki golünü de savunmanın önemli ismi Merih Demiral attı ve adını da tarihe yazdırdı. Maç saatinde Türkiye’de hayat durdu. Herkes ekranlarının başına kilitlendi. Ay-Yıldızlı futbolcularımızın ataklarıyla atağa kalktı, savunmasıyla savunmaya geçti adeta… İnsanlar 90 dakika boyunca hop oturup, hop kalktı. Avrupa’da da dünyanın her hangi bir köşesinde de milli takımın zaferine kilitlenmiş milyonlarca insan, 90 dakika sonunda adeta bayram coşkusuyla sokaklara döküldü, zaferi karnaval havasında kutladılar. Aynı büyük coşku, daha da üst perdeden maçın oynandığı Leipzig Stadı’ndaki on binlerce Kırmızı-Beyaz formalarıyla tribünlerde yerlerini alan taraftarlarımız yaşadı.

TÜRKÜN SEMBOLÜYSE ESKİ TÜFEKLER NEDEN KULLANMADI?

Bu zafer A milli futbol takımımız adına son yıllardaki en önemli başarıydı. Milletçe de bu başarıyı gönülden yaşadık, kutladık, coştuk. Fakat maç bittikten sonra iki golün kahramanı Merih Demiral iki elini havaya kaldırıp, kurt başı işareti yapması her şeyin üzerine tuz biber ekti. Çünkü bu hareket bir partinin ya da ideolojinin simgesi haline gelmiş ve kuşkusuz bu ideolojiyi benimsemeyenler büyük tepki gösterdiler. Buna karşın ise Merih’in yaptığı hareketi benimseyenler de savunmaya geçtiler. Kimi tarihin derinliklerine gitti, Türk’’ün bin yıllar öncesine dayanan mücadelesine atıf yaptı. Kimi farklı yorumlarda bulundu. Ama bunu savunanlar Osmanlı İmparatorluğunun ilk milliyetçileri Ziya Gökalp, Namık Kemal’lerin neden böyle bir işaret yapmadığını, ya da bu ülkede ilk kurulan Türkçü parti Millet Partisi ve ardından kurulan Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi genel başkanı Osman Bölükbaşı’nın ya da daha sonra bu partinin devamı olan ve MHP’nin kurucu genel başkanı Alparslan Türkeş’in niçin 1960’lardan 70’lere, hatta 80’lere kadar bu sembolün Türk töresine ait olduğunu ifade edip simgeleştirmedi de 1985’lerden sonra siyasi hayatımıza girdiğini hiç sorgulama ihtiyacı bile hissetmedi.

UNUTMA; SEN TÜM BU ÜLKEYİ TEMSİL EDİYORSUN

Sonuçta Avrupa’nın göbeğinde tüm ülkeyi temsil ediyorsun. Burada Milli maç var. Türkiye’yi temsil eden futbolcuların elde ettiği zafer söz konusu… Bu milli takımın formasını giyen her futbolcu, tüm ülkenin bireylerinin oradaki izdüşümleridir. Hangi siyasi görüşten insan olursa olsun, söz konusu olan Milli takım olduğunda, onun zaferini coşkuyla kutlar, tüm bireylerini kendi evlatları gibi bağrına basar. Siyasi görüşler, düşünceler o an hiçbir anlam taşımaz. Ancak bir futbolcu, siyasi kimliğini, hem de milli maç sonrasında ortaya koyan bir tavır takınırsa, “Orada bir dur bakalım” der farklı siyasi görüşteki yurttaşlar. Merih Demiral milli formayı bir siyasi partinin temsilcisi olarak değil, bu ülkenin tüm yurttaşlarının temsilcisi olarak giydiğini unutmayacak. En azından böyle bir hareketin tartışma yaratacağını ve ülkeyi gereksiz yere gereceğini bilir. Kaldı ki aynı Merih Demiral, Alanyaspor’da ya da Avrupa’nın çeşitli takımlarında oynarken niçin böyle bir hareket hiç yapma gereği duymamış… Yoksa üzerinin çizilmesinden mi korkmuş? Veya yine bugüne kadar çok sayıda milli maçta da Merih önemli zaferleri yaşadı. Ancak kurt başı hareketini yaptığına tanık olmadık.

Nihayetinde, Milli takım futbolcusu, bu kadar güzel bir tablonun sonunda tarafı olduğu siyasi kimlikteki insanları daha çok sevindirip, geriye kalan 80 milyona yakın insanın yüreğinin burkulmasına sebep olmayacak. UEFA’nın hakkında soruşturma açmasına izin vermeyecek. Milli formayı giymek, gol atmak zordur. Merih bu zoru başardı. Ama bu ülkeyi ve tüm milleti hakkıyla temsil etmek çok daha zordur.

Ne diyelim! Merih Demiral asıl zoru başaracak kadar vizyon sahibi değilmiş.

***

TRABZONDA MHK ÜYELİĞİNİ BEKLEYENLER

Milli takımın Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale kadar çıkması çok beklenmeyen bir başarı. 18 Temmuz’da yeni TFF başkanlık seçiminin yapılacak olması nedeniyle hakem camiası dikkatini Euro 2024’ten ziyade yeni kurullarda kimlerin yer alacağına vermiş gözüküyor. Tabi burada en büyük mücadele MHK üyeliği için olacaktır. Eğer milli takım başarısız olsaydı bu durum mevcut MHK için bir dezavantaj olacak ve MHK de yer alan Trabzonlu üye Sefer Altuntaş yeniden MHK’ya girmekte oldukça zorlanacaktı. Ancak şuanda durum Sefer Altuntaş için olumlu olarak ilerliyor. 1 yıllık görev süresinde diğer MHK üyeleri gibi Trabzon hakemliği onun döneminde de kan kaybetti. Trabzon İl Hakem Kurulu vasatı aşamadı. Amatöre bir katkı sunamadı. Hakem Derneği ise Trabzon şehrinin tarihi misyonuna ihanet edercesine Trabzonsporun ve Trabzonlu hakemlerin herzaman karşısında olan Metin Tokkat'ın peşine takıldı. Genel merkez seçimlerinde Metin Tokat'a açıkca destek vererek Trabzonlu hakemlerin iradesine de ipotek koymuş oldu. Tüm bu gelişmeler ışığında eğer bir değişim olursa Trabzonda MHK için yine en şanslı isim Sefer Altuntaş olarak görülüyor. Yine Azerbaycanda MHK başkanlığı görevi yapmış olan Barış Şimşek te bir sürpriz yapabilir. Daha önce MHK üyeliği yapmış eski isimlerinde Trabzonsporlu yöneticilerden nabız yokladıkları duyuluyor.