03.12.2024 KILÇIK
HER ŞAKADA CİDDİYET ARANIR MI?
Her şakada bir gerçeklik payı var mıdır?.. Aslında buna bir gayat-ı meşhur; yani yaygın bir yanıldı denilebilir.
Şaka şakadır; gerçek de gerçek. Her şakada bir gerçeklik payı olsa, dünya üzerinde ya canlı insan kalmaz ya da hiç ama hiç kimsenin diyalogu/iletişimi kalmaz. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın “Ortahisar’a da kayyum dedikoduları” üzerine en sert şekilde gitmesi bu açıdan önemli.
Nitekim böyle bir seslendirme olmuşsa, bunun şaka ile ilgisi alakası olmadığı gibi buna benzer konular zaten şaka konusu edilmez. Milletin oyları ve iradesi ile seçilmiş bir başkanın tamamlanmış herhangi bir ağır suçu yoksa koltuğunu kayyuma devretmesi düşünülemez.
Ahmet Başkan’ın bu konudaki ciddi çıkışları, feveranı, hatta Ulaştırma Bakanı’na kadar ulaşarak “Yakışmadı” şeklinde çıkış yapmasının başka bir sebebi var. Bu sebep doğrudan kamuoyu oluşturmaktır. Ortada bize göre hiçbir yönü ile latifelik konu yok ama ihtimaller de bir yöneticiyi gerebiliyor. İşte Kaya da sadece bunun için ‘önlem aldı’ ve hani olmaz ama böyle bir şey gündeme gelirse diyerek a) konunun kaynağına kadar indi, b) kamuoyunu bir garantör olarak meselenin içine dahil etmiş oldu, b) farklı şehirlerdeki seri kayyum atamaları konusunu hükümete karşı gündemde kalmasını ve tartışılmasını istedi.
***
BU KEZ YOLDA KALMA HAKKI YOK
Ortahisardan açılmışken, belediyenin makam araçlarının başına gelenleri de es geçmek mümkün değil. Belediye Başkanı Ahmet Kaya, sönük gelen Trabzonspor kongresinde ilginç bir açıklama yaptı. Makam aracı olarak 3 araçtan tek araç kaldığını belirten Kaya, “Çünkü 3 araç bize fazla gelmişti, düzenli kullandığımız araç da 7 kez arıza vermişti. Dolayısıyla 3 tane sorunlu araç olacağına bir tane sıkıntısız yeni aracımız olsun istedik” dedi.
Böylece kendisi de makine mühendisi olan Kaya ile nicel daralmaya giden Ortahisar Belediyesi makam aracı anlamında nitel olarak seviye yükseltti. Yine de Kaya Başkan her yola dua ederek çıkıyormuş; çünkü bu kez araç yolda kalırsa garajda yedeği yok.
***
KOLEJLER NEDEN KİTAP YIRTIYOR?
Özel hastaneler gibi özel kolejler ülkenin kanayan yarası. Trabzon’da da özellikle son 10 yıldır kolejlerin sayıları arttı.
İngilizce ağırlıklı eğitimleri ile öne çıkan kolejler ağır ücretler talep ediyor. Bu konuda Trabzon’un standartları nispeten metropollerden iyi.
Biz bugünlük sadece kitap konusuna dikkat çekeceğiz. Kolejler Milli Eğitim’e bağlı ama birçoğu Bakanlığın dağıttığı kitapları kullanmıyor. Bunun yerine alternatif olarak ‘Bunlar daha iyi’ dedikleri kendi kitaplarını dağıtıyorlar. Tabii bu kitaplar bedava değil; hatta bazılarının kitap-forma ücretleri yıllık eğitim/öğretim ücretine ulaşabiliyor. Okullar başlayalı 4. Ay’a giriyor. 2024 yılı biterken bu konuya neden dikkat çekmek istedik?..
Çünkü özel okullardan gelen şikayetler günden güne yoğunlaşıyor. Bazıları, kendi dağıttıkları kitaplar seneye kullanılamasın diye ödev adı altındaki çalışmaları çocuklara kitapları yırtmak suretiyle veriyorlar. Yani eskiden olduğu gibi, not ettirmek yok. Teksir yok. Fotokopi ya da çoğaltma yok. Direkt kitabı yırtarak ‘Bu sayfa üzerinden çalışıp getireceksiniz’ deniyor.
Yakın tanıklığımızda gerçekleşen bu olay, mali kaygıların ve hesapların belli kesimlerde eğitimden çok daha önce geldiğini ortaya koyuyor. Teftiş geleceği zaman çocuklara MEB kitapları dağıtılıyor, teftiş geçince aynı şekilde, özerk kitaplarla devam. Alternatif eğitime devam; sayfa yırtmaya devam. Acaba Milli Eğitim bu konudan haberdar mıdır?
***
TERMİNAL’İN CEHPESİ NERESİ?
Şehir terminali Erzurum yolu üzerinde eski Fen İşleri Müdürlüğünün yerine taşınınca organize ve yeni bir binada çok daha modern hizmet verilmesi bekleniyordu.
Terminal önce fahiş otopark fiyatları ile gündeme geldi, ardından müştemilat olarak beklenen birçok tesisin yapılmaması hatta vazgeçilmesi ile endişeler katlandı.
Birçok bakımdan eksikleri bulunan bina, estetik yapısı ile şu anda çok da heyecan uyandırmıyor.
Neden mi?
Çünkü Büyükşehir Belediyesi ukdesindeki Şehirlerarası Otobüs Terminali ya da diğer adı ile Otogar, Kalkınma ve Bostancı yamaçlarına bakıyor. Otobüsler Değirmendere tarafından kalkıyor. Özel aracı ile ya da özel servislerle Terminal’e ulaşanlar için sorun yok. Dolmuşla veya otobüsle gelenler anayolda indirilince üstgeçitten geçmek, otobüs bürolarına ve nihayet araca ulaşmak hayli zor oluyor.
Otobüsler dolmuş durağına ve ana yola tam olarak ters noktadan kalkıyor. Gerçekten de; bu planlama nasıl yapıldı, acaba özel bir beklenti mi vardı yoksa mühendislik hatasına mı düşüldü? Şehirlerarası otobüsler neden anayol tarafından değil de yolu olmayan dere kenarından kalkıyor?
***
GÜNEY’DEN SAHİLE BEKLEYİŞ
Güney Çevre Yolu’nu Boztepe ve Çukurçayır hattı üzerinden sahile bağlayacak olan kritik kavşakta yoğun çalışma var. Ulaştırma Bakanı’nın haftasonu ziyaretinde bu bağlantıyı açacağı söylentisi yayılınca çevrede büyük heyecan uyandı. Fakat ne yol hazırdı, ne de Bakan’ın böyle bir programı vardı. Bakan Bey geldi, incelemelerini yaptı, arter hakkında bilgi aldı, yeni havalimanı projesi hakkında konuştu, ‘Nisan’a kadar hazır oluruz’ dedi ve gitti. Eski Hayali Garajı üzerinden sahile inen bu yolun tamamlanması, şehir trafiğinin rahatlaması için şart. Akyazı-Akoluk hattının hazırlanması için önemli. Şehrin güneyinden merkeze ve sahile inecek en kestirme ve en acil yol da yine burası. Çalışmalara ekstra ekipler ve ekipman yönlendirildi ama tarih yine belirsiz. Bölgede 2000 yılına kadar 20 bin civarında olan nüfus 60 bini geçti. Herkes bu yolu bekliyor desek yeridir.