02.07.2024 KILÇIK
HACIOSMANOĞLU’NU ARATACAK YÖNETİM!
Trabzonspor’u bir muhabir olarak takip ettiğim 1983 yıllarından itibaren en beğenmediğim, eleştirdiğim başkan kuşkusuz önce Mehmet Ali Yılmaz’dı… Eylemleri hiç de bu kulübün misyonuna ve vizyonuna uygun değildi, bunun için de çok fazla karşı durduk merhum Yılmaz’a… Ama gelen gideni aratır ya… Atay Aktuğ’un ikinci döneminden başlayarak, Nuri Albayrak, Sadri Şener gibi isimler de hep Mehmet Ali Yılmaz’ın ayak izlerini takip ettiler ama özellikle transfer politikasında ondan da beter işlere imza attılar. Ardından İbrahim Hacıosmanoğlu dönemi geldi. Gerçekten çok ama çok kötü bir başkan ve yönetim profili çizdiler. Her yönüyle yerlerde süründüler ve kulübü de adeta bitirdiler. Bu isimden sonra Muharrem Usta da berbat bir başkanlık profiline imza attı. Ahmet Ağaoğlu da takım şampiyon olmasına rağmen hiç de başarılı değildi ve yine transfer politikasıyla birlikte kulübün tarihi kimliğine hiç de saygılı olmayan bir dönemi yaşattı Trabzonspor’a…
NWAKAEME TRANSFERİ BARDAĞI TAŞIRDI
Ertuğrul Doğan parası var diye 5 yıl içinde bulunduğu ve en son asbaşkanlığını yaptığı Ahmet Ağaoğlu yönetiminde bir darbeyle birlikte yönetimi ele geçirdi. Kendi başkanına darbe planlayan yöneticinin doğru yönetmesini beklemek hayalcilik olurdu ve öyle de oldu. Geçtiğimiz yılın Mart ayından itibaren Ertuğrul Doğan başkanlık koltuğunda ve yaptığı transferlerle, gönderdiği futbolculara verdiği paralarla, kulübün değerlerine saygısızlığıyla, onca gelire rağmen borcu iki katına doğru çıkarmasıyla birlikte gerçekten o koltuğu hiçbir şekilde hak etmediğini göstermişti. Fakat bu sezonki eylem planına bakınca küçük dilimizi yutacak gibi olduk. Cihan Çanak dışında takımı yaşlılar ordusuna çevirirken ödediği paralar dudak uçuklattı. Son olarak hiçbir kulübün talip olmadığı, Suudi Arabistan’da bile istenmeyen adam ilan edilen, kemik yaşının 38’i bulduğu ifade edilen Anthony Nwakaeme’yi yıllık 2 milyon 75 bin Euro karşılığı 2 yıllığına transfer etmesi artık bardağı taşırdı. Tüm eylemlerine baktığımızda Trabzonspor tarihinin en kötü başkanı sayılan İbrahim Hacıosmanoğlu’nu da geride bırakan Ertuğrul Doğan’ın ipi göğüslemiş olduğunu söylersek abartmış sayılmayız her halde…
Artık bu unvanı apolet olarak omuzlarında taşır Ertuğrul Doğan ve arkadaşları…
***
KÜLÜBÜ SEVYEMEYEN TARAFTAR OLUR MU?
Trabzonspor’u karşılıksız seven bireysel hareket eden taraftar kuşkusuz çok fazla… Ancak bunların da yönetimlerin yaptıklarını sorgulama, yargılama ve mahkum etme özelliği neredeyse hiç yok. Böyle olunca da meydan kendilerini taraftar sanan ancak yönetenlerle hep dirsek temasında bulunan, kulüpten bir şeyler elde etmek için renklere aşık olduğunu söyleyen çıkar gruplarına kalıyor. Eğer bunlar çıkar grupları olmasaydı Ertuğrul Doğan yönetiminin birçok transferine karşı çıkardı ama Antony Nwakaeme’nin para karşılığı Trabzonspor’u hiçe sayarak Suudi Arabistan’a gitmesinin ardından gözden düşmesiyle yeniden transfer edilmesini asla ve katla kabul etmezlerdi. Hava alanına giderlerdi ama bu transferi protesto etmek için yaparlardı bunu… Çünkü bu oyuncuyu vitrine koyan Trabzonspor’du ama o ilk fırsatta anında terk etmişti bu kulübü… Sonra artık ana yaşı 40’na merdiven dayamış bir oyuncu da yakıştırılmaması gerekirdi Türk futbolunun, futbolcu fabrikasına…
SADECE PARALI KİŞİLERİN PEŞİNDEN GİTTİLER
Eğer taraftar gerçek olsaydı, Nwakaeme’yi dönüşüne pişman ederlerdi. O da resmi imzayı atmadan gerisin geri dönerdi. Ama onlar hava alanını Bordo-Mavili kulübü şampiyonluk sezonunun hemen ertesinde para için terk eden bir ismi omuzlara almak için doldurmuşlardı. Ama yapmazlar, yapamazlar. Bağlı bulundukları merkezler ne derse o eylemi koyarlar. Tarih boyunca da hep böyle oldu. Taraftar grubu adı altında örgütlenenler hep paralı başkan ya da başkan adayları veya yöneticilerinin adamı olmayı tercih ettiler. Trabzonspor’u doğru yönetecek olanların ya da doğru yönetenlerin destekçisi hiç görmedik bu grupları… Onlar için eylemin anlamı ceplerine para koyanları alkışlamak… O taraftar gruplarının ceplerine para koymayan yönetimler olduğunda nasıl da tesisleri basarlar, idmanlarda yönetimlere, teknik adamlara, futbolculara ağıza alınmayacak hakaretler ederlerdi hiç unutmadım.Yazık gerçekten… Kulübünü değil, sadece ve sadece parayı seven taraftar olur mu? Böylelerine taraftar denir mi?
Denmez tabii ki ve bizim gözümüzde de taraftar değiller zaten…
***
TARAFTAR FUTBOLCU GİDERKEN NEREDE?
Trabzonspor’un mütevazı ve aklı başında isimler tarafından yönetildiği dönemde zaten çok az transfer yapılırdı. Ama hiçbir transferin hava alanlarında taraftarlarca karşılanması geleneği yoktu. Bu zaten aşağılık kompleksindeki camiaların uygulamaları olabilir diye düşünülürdü ve ben de aynı inancı taşıyorum. Ancak böyle bir uygulama Mehmet Ali Yılmaz başkanlığı döneminde Belçikalı kaleci Jean Maria Pfaff’ın transferinde ortaya çıkmıştı. Hava alanı binlerce insanla doldurulmuştu. Bunların bir kısmı paralı askerler, bir kısmı ise Pfaff’ı merak eden taraftarlardı. Ama binlerce taraftarlarla karşılanan Jean Maria Pfaff giderken 38 bavuluyla birlikte hava alanına tek başına gelmişti. Bavullarını taşımaktan ter banyosu yapmış gibiydi. Neyse Pfaff ile başlayan gelenek popülizme kayan başkanlar ve yöneticiler tarafından gelenek haline getirildi. Ertuğrul Doğan ile de doruğa çıktı.
BUNLAR KULÜBÜ KÜÇÜK DÜŞÜREN TAVIRLAR
Bordo-Mavili kulüp bu sezon da şu anda Avrupa’da orta karar kulüplerin bile yan dönüp bakmadıkları, ya da çok düşük paralar önerebilecekleri sıradan futbolcuları transfer ediyor. Her bir futbolcu saat kaçta gelirse gelsin taraftarlarca hava alanında karşılanıyor. Zaten Trabzonspor kulübünden büyük ikramiyeyi kapmış ve bu nedenle kulübü de küçük görmeye başlamış bu futbolcular,, bir de taraftarlarca milli kahraman gibi karşılanmalarıyla birlikte ayakları yerden kesiliyor. Oysa bilmiyorlar ki iki pas hatası yaptıklarında tribünden hakaretler işitecekler, yuhalanacaklar, ıslıklanacaklar. İşte bu gerçekle karşılaştıklarında da tüm duygusal sempatileri yerle bir olacak ve Trabzonspor’dan yüklü bir tazminat koparıp ayrılmanın yolunu arayacaklar. Ondan sonra da arkalarından galiz küfürler edeceksiniz. Bugüne kadar döngü bu şekilde oldu ve büyük bir yanlışa imza attınız. Bu yanlıştan artık dönün olmaz mı?
HAK EDEN FUTBOLCUYU GİDERKEN UĞURLAYIN
Bu nedenle yönetimler tarafından beslenen ve hava alanına yönlendirilen taraftarlara sesleniyorum. Yapmayın bunu… Kulübü de, kendinizi de küçük düşürmeyin. Futbolcuyu gelirken davulla zurnayla, atkıyla karşılamayın. Tribüne çıktığınızda sonuna kadar destek olun. Bu takımda verilen parayı hak eden ve iz bırakan futbolcular ayrılırken, hava alanının yolunu tutun. Bu futbolcular hak ettikleri değeri o zaman yaşasın. Giderken iz bırakın ama olumlu olsun bu… Bunu yaparsanız buradan ayrılan futbolcu, Trabzon’un ve Trabzonspor’un gönüllü turizm elçisi olur unutmayın. Ama gelirken omuzlara alıp, giderken hain ilan ettiğiniz futbolcular buraya da size de düşmanlaşır. Bir gün bir futbolcu, Trabzonspor’dan teklif aldığında ve bu oyunculara akıl danıştığında, “Gidin tabii ki…Sağlam bir sözleşme yapın. Çok yüksek paralar isteyin. Bir yıl içinde de sorunlar çıkarın ve ayrılmayı dayatın. Tazminatınızı da alın ve kazandığınız bu rüyada göremeyeceğiniz parayla da ömrünüzü keyif içinde yaşayın” önerisinde bulunurlar. Bunun için taraftarsanız eğer, yönetimin ya da başkanın talebiyle, cebinize üç beş lira koyduğu için futbolcu karşılamak için hava alanı yollarına düşmeyin. Hak eden futbolcuyu giderken onore edin olur mu?
Bir büyüğünüz ve çıkarsız taraftar olarak benim tavsiyem bu…
***
GENÇLER ARTIK YUVA KURAMIYOR!
Ülkemizde yaşanan ekonomik sorunlar alım gücünü azalttığından dolayı evlilik hayali kuran gençler bu düşüncelerini başka bahara ertelemek zorunda kalıyor. Düğün masrafları, eve alınacak olan eşyalar ve konut kiraları gençlerin yuva kuramamalarının en büyük sebebi.
Daha önce bir bileziğin fiyatı 25-30 bin lirayken şu anda 55-60 bin lira arasında değişiyor. Böyle olunca vatandaş maddi sıkıntı yaşadığından altın alamıyor ve gençler ya düğünlerini erteliyor ya da düğün yapamıyorlar. En son çare ise kişi ya arabasını ya da arsasını sattıktan sonra yuvasını kurabiliyor.
ESNAFTA KAN AĞLIYOR!
Uzamanlar, yuva kuracak çiftlerin yaptığı harcamalar başta mobilyacı, beyaz eşyacı, kuyumcu, tekstilci olmak üzere 415 meslek koluna birden etki ettiğini dile getiriyor. 2023 yılında ülkemizde 565 bin çift evlendi. Bu yıl da artan nüfusa rağmen bu rakamın yarı yarıya inebileceği ifade ediliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte düğün salnoları, kuyumcu, fotoğrafçı, kuaför, berber, gelinlikçi, çiçekçi, pastacı, çeyizci gibi onlarca farklı sektörde esnaf düğün sezonununa hazır bir şekilde beklese de istenilen seviyeye ulabilmiş değilller. Bu yıl yapılacak düğünlerle birlikte yuva kurmanın en az 500 milyar TL’ye malolduğu da ifade ediliyor. Bu rakamı ödebilecek vatandaş sayısının her geçen gün azaldığı hem gençlerin hem de esnafın ciddi şekilde mağdur olduğunu söyleyebiliriz.