01.11.2025 KILÇIK
MİLYONLARIN KALBİ TRABZONSPOR İÇİN ATACAK
Bugün saat 20.00’de Rams Park Stadyumu’nda Trabzonspor, ezeli rakibi Galatasaray’a konuk olacak. Sadece bir maç değil bu… Bu, bir şehrin, bir tutkunun ve milyonlarca kalbin aynı ritimde attığı an. Hafta boyunca taraftarlar sosyal medyada heyecanlarını paylaşırken, spor otoriteleri de bu mücadeleyi sabırsızlıkla bekledi. Çünkü bu karşılaşma, sezonun kaderini belirleyecek bir dönemeç niteliğinde.
Trabzonspor bu maçı kazanırsa zirveye bir adım daha yaklaşacak, şampiyonluk yarışında da “ben de varım” mesajını verecek. Bordo-mavili futbolcular sahaya çıktığında sadece üç puan için değil, bir şehrin gururu, bir taraftar topluluğunun hayali ve yılların özlemi için mücadele edecek. Her pas, her mücadele, her gol, Trabzonspor’un azmi ve inancını gösterecek.
Taraftarlar, sokaklarda, evlerinde ve stadyumlarda kalplerini sahaya bırakacak. Hafta boyunca yaşanan heyecan, tribünlerdeki coşkuya, tezahüratlara ve ekran başındaki milyonlara yansıyacak. Çünkü bugün bir şehrin hikayesi yazılacak; bir futbol takımının, onun taraftarlarının ve inancın hikayesi…
Kalpler bugün Trabzonspor için atacak. Bordo-mavililer sahada, ruhlarını ve yüreklerini ortaya koyacak. Ve biliyoruz ki, bu mücadele sadece bir maçtan çok daha fazlası… Bu, Trabzonspor’un şampiyonluk yolunda kararlılığının ve taraftarlarının tutkusunun yansıması olacak.
Haydi Trabzonspor, göster kendini! Bugün sadece bir futbol maçı izlemeyeceğiz; bugün bir şehrin, bir tutkunun, bir rüyanın peşinde koşanların hikayesini paylaşacağız.
***
TRABZON’A ENGELSİZ YAŞAM MÜJDESİ
Trabzon’da TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Toplantısı’nda güzel bir haber verildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Ahi Evren Hastanesi’nin taşınmasının ardından aynı alanda 160 yatak kapasiteli kalıcı bir Engelli Yaşam Merkezi inşa edeceklerini açıkladı. Bu haber, şehrin özel gereksinimli bireyleri ve aileleri için umut verici bir gelişme.
Toplantıda konuşan Komisyon Başkanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, engelli bireyler için doğru politikaların sahada yazıldığını vurguladı. “Bu sürecin en etkin aktörleri yerel yönetimlerdir” dedi ve ekledi: “Doğru politikayı masada değil, hayatın içinde konuşarak, tartışarak ilerletmek gerekiyor.” Trabzon’daki bu toplantı da tam olarak bunun bir örneği oldu; fikirler paylaşıldı, notlar alındı ve herkesin sesi duyuldu.
Başkan Ahmet Metin Genç, şehrin en güçlü yönünün en zayıfını kucaklamaktan geçtiğini söyledi. Engelli bireylerin sadece hakları değil, aynı zamanda şehrin bereketi olduğunu vurguladı. “Onlar bu şehrin yükü değil, bereketidir, eksiği değil özelidir” sözleri, hem samimi hem de düşündürücüydü. Başkan Genç, geçmişte “özürlü” kavramının nasıl bir damga hâline geldiğini hatırlattı ve bugün gelinen noktada zihniyet dönüşümünün ne kadar önemli olduğunu dile getirdi.
Engelsiz Yaşam Merkezi projesi ise gerçek bir umut ışığı. Başkan Genç, Geçit Mahallesi’nde 24 bin metrekarelik alanın imar çalışmalarının tamamlandığını, belediyeye devrini gerçekleştirdiklerini ve 2026’da temel atacaklarını açıkladı. Üstelik, bu merkezin yalnızca tek bir bölgede değil, şehrin doğu ve batı kesimlerinde de planlandığını öğrenmek, projenin kapsamını ve önemini bir kez daha gösteriyor.
Bu adım, Trabzon’da özel gereksinimli bireylerin hayatlarını kolaylaştırmakla kalmayacak, aynı zamanda toplumun engellilere bakışını da güçlendirecek. İnsan önce kendini ve çevresini değerli gördüğünde, şehir de gerçek anlamda dirençli ve bereketli olur. İşte bu yüzden bu merkez, sadece bir yapı değil; umut, destek ve birlikte yaşamın simgesi olacak.
***
RUHSATSIZ MÜZİK YAYINI SORUNU SÜRÜYOR
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 30 Kasım 2022 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren “Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği” uyarınca, müzik yayını yapan işletmeler ile deniz taşıtlarının Müzik Yayın İzin Belgesi alması zorunlu kılınmıştı. Bu yönetmeliğe uymayanların işletmelerinde canlı veya dijital yayın yapmalarına kanunen müsaade edilmiyor.
Hatta her yıl denetimler yapılarak ruhsatlar yenileniyor. Bakanlık, bu denetimleri İl Müdürlükleri ile yapıyor ve işletmenin uygunluğuna göre ruhsat veriyor veya vermiyor. Trabzon’da da bu ruhsatı alan birçok işletme bulunuyor.
Ses konusu oldukça hassas bir konu olduğu için, en ufak ayrıntıya kadar her şey kontrol ediliyor. Müzik yayını yapılacak işletmede; ev ve iş yerlerinin yakınlığı, ses seviyesinin ne kadar olacağı, ses yalıtımlarının yeterliliği, hangi saatlere kadar müzik yayını yapılacağı gibi birçok konu incelendikten sonra karar veriliyor.
Fakat Trabzon Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü bu konuda gerekli denetimleri yapmadığından, önüne gelen cafe ve restoranlar istediği gibi canlı veya dijital müzik gösterimleri yapabiliyor. Özellikle cafeler bu konuda kanun kural tanımıyor. Son ses müzikle müşterilerini eğlendiriyor veya bir saz ekibi eşliğinde canlı müzik yapabiliyor.
Vatandaşlar konuyu kimlere şikayet edeceğini bilmediği için polisi arayarak yardım istiyor. Polis de işletme sahibine müziği kısmalarını söyleyip, konuyu çözmeden ayrılıyor. Halbuki Trabzon Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işini düzgün yapsa, konu kökten çözülmüş olacak.
Parasını ödeyip ruhsatını alan ve her türlü yükümlülüğünü yerine getirenlerle, hiçbir şey yapmayıp keyfe keder hareket edenlerin ayırt edilmesi için Trabzon Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Sayın Uğur Korkmaz’ı göreve çağırıyoruz. Konunun takipçisi olacağız.
***
BİR BARDAK ÇAY 100 TL! OLACAK İŞ Mİ BU?
Trabzon’da bazı kafe ve restoranlarda bir bardak çay 100 TL olmuş.
Ne özelliği var bu çayın, anlamak mümkün değil.
Bir bardak çayın maliyeti olsa olsa 2 TL’dir. Kira, maaş, sigorta, vergi hepsini ekle; hadi diyelim 20 TL olsun.
Ama 100 TL nedir?
Bu, vatandaşı soymaktır.
Üstelik sadece vicdansızlık değil, biraz da ahlaksızlık gibi duruyor.
Tamam, ülkede her şeyin fiyatı arttı, biliyoruz.
Ama bir bardak çaya 100 TL istemek gerçekten akıl alır gibi değil.
Bazı işletme sahipleri de çıkıp diyor ki:
“Serbest piyasa var. Ben bu fiyata satıyorum, isteyen gelir, istemeyen gitmez.”
Diyorlar da, aynı şehirde yaşıyoruz, aynı havayı soluyoruz, aynı cenazede saf tutup aynı düğünde halay çekiyoruz.
Biraz insaf, biraz empati lütfen.
Bir bardak çay bu…
Ne altın var içinde ne pırlanta.
El insaf!