01.07.2025 KILÇIK
KAMUOYU SOMUT ADIM BEKLİYOR!
Trabzon’un uzun yıllardır gündeminde olan Yatırım Adası projesi, Türkiye ölçeğinde stratejik bir yatırım olarak önemini koruyor. Ancak ne yazık ki, bu önemli proje yıllardır konuşulmasına rağmen, somut bir adım atılamaması bölgedeki iş insanları, gençler ve yerel halk arasında büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in projeye olan sahip çıkışı ise umut verici. Genç, projenin Cumhurbaşkanımızın onayıyla kanunla planlandığını, devlet aklıyla ortaya konmuş stratejik bir yatırım olduğunu vurguluyor. Ayrıca maliyetlerin yüksek olmasına rağmen teknik raporlar hazırlandıkça ve riskler analiz edildikçe, “nitelikli dolgu gerektirmeyen alanlarda işe başlanacak” müjdesini veriyor. Bu, Trabzon adına önemli bir gelişme ve sürecin nihayet hızlanacağına dair bir işaret.
Yatırım Adası’nın İyidere lojistik merkeziyle karıştırılmaması gerektiği gerçeği de altı çizilmesi gereken bir nokta. Çünkü Yatırım Adası, teknoloji odaklı üretim alanı olarak Trabzon’un ekonomisine uzun vadede daha katma değerli katkılar sunacak bir proje. İyidere lojistik ile kıyaslanması, projenin ruhunu ve potansiyelini anlamamak olur.
Ancak bu aşamada, sadece iyi niyet ve planlama yeterli değil. Trabzon halkı, yatırımcılar ve gençler, yıllardır süren bu bekleyişin son bulmasını istiyor. Ahmet Metin Genç’in samimi yaklaşımı ve projeye sahip çıkışı takdir edilirken, artık sözlerin eyleme dönüştürülmesi zamanı. Teknik raporların tamamlanmasıyla birlikte kamyonların sahaya inmesi, yatırım adasının Trabzon için bir hayal olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşmesi anlamına gelecek.
Trabzon’un geleceği, bu gibi projelerin hızlı ve kararlı adımlarla hayata geçirilmesine bağlı. Yatırım Adası, sadece ekonomik büyüme değil, bölgesel kalkınma ve istihdam açısından da bir dönüm noktası olabilir. Bu nedenle tüm tarafların elini taşın altına koyması ve projeyi somutlaştırması elzemdir.
Umarız Trabzon, bu uzun bekleyişin ardından yatırım adasıyla hak ettiği büyüme ve gelişmeyi yakalar.
***
TULAŞ YÖNETİMİNİ UYARIYORUZ!
Toplu taşıma, bir şehirde yaşayan herkesin ortak alanıdır. Aynı otobüse binen onlarca insanın günü, bazen o direksiyonun başındaki kişinin ruh haliyle şekilleniyor. Ne yazık ki Trabzon'da bu durum artık tahammül sınırlarını zorluyor.
Uzun zamandır gözlemlediğimiz ve defalarca dile getirdiğimiz bir sorun var: Belediye otobüs şoförlerinin bir kısmının tutumu. Elbette görevini hakkıyla yapan, nezaketini bozmayan, dikkatli personelleri bu eleştirinin dışında tutmak gerekiyor. Ancak sayıları azımsanmayacak kadar fazla olan bazı şoförler, adeta direksiyon başına mecburen oturmuş gibi davranıyor. Yolcuya bir hizmet sunmaktan çok, ondan hınç alır gibi bir tavır var.
Otobüse binmek başlı başına bir stres kaynağına dönüşmüş durumda. Ne bir selam, ne bir göz teması… Suratı asık, konuşması sert, freni ani… Her hareketiyle "Keşke binmeseydim" dedirtiyor. Durakta bekleyen yolcuyu son anda fark edip ani frenle duran otobüsler, içerde savrulan insanlar, sol şeritten anlamsızca araç kovalayan bir sürüş tarzı... Bu tablo, Trabzon gibi güzelliğiyle anılmak istenen bir şehirle bağdaşmıyor.
Sorun sadece konfor meselesi değil. Bu gerginlik hali, bir noktadan sonra hem fiziksel hem ruhsal güvenliği tehdit ediyor. İnsanlar sabah evden işe giderken ya da akşam yorgun dönerken, böyle bir ortamda bulunmak zorunda kalmamalı.
TULAŞ’a buradan bir çağrı yapmak gerekiyor. Denetim sadece kâğıt üzerinde olmamalı. Sahaya inilmeli. O koltuklarda oturan yöneticiler, bir gün olsun o otobüslere yolcu gibi binsin. Görsünler, hissetsinler. Şoförlerin sadece araç kullanmakla değil, insan taşımakla sorumlu olduklarını hatırlatacak bir eğitimden geçmesi şart.
Toplu taşıma, medeniyet göstergesidir. Bu konuda gösterilecek özen, şehirdeki yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Birkaç kişinin sorumsuzluğu, tüm Trabzon’a mal edilmemeli. Ama bu sessizlik sürdükçe, biz de her seferinde aynı konuyu yazmak zorunda kalacağız.
Ve belki bir gün gerçekten duyulacağız.
***
TRABZON’DA DOLMUŞ ÇİLESİ
Yaz geldi. Güneş kavuruyor, nefes almak zorlaşıyor. Trabzon’un serin rüzgarları bile artık yetmez oluyor kalabalıkların içine sıkıştığınız anlarda. Hele ki o kalabalık bir dolmuşun içindeyse... İşte sorun da tam burada başlıyor.
Bir süredir Trabzon’da dolmuşlar adeta hareket eden saunalara dönmüş durumda. Klima sistemleri var ama çalışmıyor. Çalıştırılmıyor. Yerine ne yapılıyor dersiniz? Araç kapısı açık bırakılıyor. Serinlik ararken can güvenliğinden vazgeçiliyor.
Çocuklu bir anne ya da baba için bu görüntü bir kâbusa dönüşebiliyor. Bir yandan kavurucu sıcak, diğer yandan açık kapıdan dışarı sarkacak mı korkusu… Kimi zaman çocuk, kimi zaman yaşlı bir yolcu... Herkes için ciddi bir tehlike. Üstelik bu, sadece konfor değil, doğrudan bir güvenlik meselesi.
Peki bu manzaranın sorumlusu kim? Sürücü mü? Evet, ama sadece o değil. Bu kentin belediyesi var, trafik ekipleri var, şoförler odası var. Hepsi bir şekilde haberdar bu durumdan. Vatandaş defalarca dile getirmiş, şikâyet etmiş. Ama ne yazık ki sonuç yok. Denetim zayıf, yaptırım yok.
Ayakta yolcu taşımak bir yana, insanların havasızlıktan fenalaştığı bu araçlarda ulaşım bir hizmet olmaktan çıkıyor. Sıcakta klima açmak yerine kapı açmak çözüm değil, ihmalin bahanesi.
Trabzon gibi güzellikleriyle övünen bir şehirde, ulaşımda yaşanan bu manzara hiç yakışmıyor. Hizmet, insana değer vermekle başlar. Bu değeri hissettirmeyen her uygulama, vatandaşı uzaklaştırır, güveni zedeler.
Bu çağda, bu şehirde, böyle bir ulaşım sistemi olmamalı. Olmamalı ki; ne çocuklar tehlike atlatsın, ne insanlar yolculuk boyunca eziyet çeksin.
***
CURLİNG TAKIMLARI SAHASIZ KALDI
Trabzon’da Curling sporunun geliştiği önemli bir dönem yaşandı. Ancak Akyazı Stadyumu’nun Trabzonspor’a devriyle birlikte Curling sahası kapandı. Trabzon’u Süper Lig, 1. Lig ve yerel liglerde temsil eden üç Curling kulübü ile sporcular artık antrenman yapacak saha bulamıyor. Bu durum, kulüplerin kapanma tehlikesini de beraberinde getiriyor.
Eleştiri Trabzonspor’a değil. Asıl görev, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda. Gelişen bu sporun devamı için yeni bir Curling pisti yapılmalı. Bakanlık, bu gençlerin ve kulüplerin geleceğine sahip çıkmalı.
Sporun altyapısı olmadan başarı mümkün değil. Trabzon’daki Curling ailesine yeni bir saha kazandırmak, sadece bir tesis meselesi değil; gençlerin umudunu korumak demektir.