01.01.2026 KILÇIK

2025 YILINI GERİDE BIRKTIK, HOŞ GELDİN 2026!

Bir yılı daha ardımızda bıraktık.
Acısıyla tatlısıyla, eksikleriyle fazlasıyla 2025 geçti gitti. Şimdi yeni bir takvim, yeni bir umut, yeni bir başlangıç var önümüzde. 2026’ya girerken hepimizin kalbinde ortak bir dilek var aslında: sağlık, sıhhat, huzur…

En başta sağlık…
Çünkü sağlık varsa hayat var. Sabah gözümüzü açabildiğimiz, sevdiklerimizin sesini duyabildiğimiz her gün bir nimettir. 2026; hastanelerin değil, sofraların kalabalık olduğu; dertlerin değil, şükürlerin konuşulduğu bir yıl olsun.

Barış ve huzur olsun…
Evlerimizde, sokaklarımızda, şehirlerimizde. Kimsenin kaygıyla başını yastığa koymadığı, çocukların korkmadan oynadığı, insanların birbirine kuşkuyla değil güvenle baktığı bir yıl olsun. Güvenlik, sadece sokaklarda değil, gönüllerde de hissedilsin.

Gençlerimizin yarınlara dair umudu artsın…
Hayal kurmaktan vazgeçmeyen, emeğinin karşılığını alacağına inanan bir gençlik istiyoruz. Bu ülkenin gençleri bavul hazırlamasın, plan yapsın. Gitmeyi değil, kalıp üretmeyi düşlesin. 2026, gençlerin “yarın” kelimesini korkuyla değil umutla telaffuz ettiği bir yıl olsun.

Büyüklerimiz baş tacı olsun…
Bir ömür emek vermiş, bu ülkenin taşına toprağına alın teri dökmüş büyüklerimize sevgi ve saygıyı daha çok gösterelim. Onların duası, bu memleketin en sağlam teminatıdır. 2026, büyüklerin yalnız kalmadığı, kapılarının sık sık çalındığı bir yıl olsun.

Ve ülkemiz…
Birliğimiz, bütünlüğümüz en büyük gücümüzdür. Farklılıklarımızla bir arada olmayı bildiğimiz, ayrışmadan değil kucaklaşmadan güç aldığımız bir Türkiye… 2026; kardeşliğin, dayanışmanın ve ortak geleceğe olan inancın yılı olsun.

Yeni yıl bizden mucizeler beklemiyor belki ama biz birbirimizden iyilik bekleyebiliriz.
Bir tebessüm, bir selam, bir hal hatır sormak bile bir yılı güzelleştirmeye yeter.

Hoş geldin 2026…
Sağlıkla, huzurla, umutla gel.
Bu topraklara barış, bu insanlara güven, bu ülkeye aydınlık yarınlar getir.

***

PROFESYONEL DİSİPLİN KURULU REKOR KIRDI!

Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Disiplin Kurulu (PFDK), kurulduğu günden bu yana en yoğun günlerini yaşıyor.

Kurulun son üç ay içinde incelediği dosya sayısı dikkat çekerken, bu sayının son on yılda incelenen toplam dosya sayısından daha fazla olduğu ifade ediliyor.

Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun “futbolda bahis” soruşturması kapsamında birçok futbolcu, hakem, gözlemci ve temsilci hakkında soruşturma başlatıldı.

TFF, bu soruşturmaları kendi bünyesinde bulunan Profesyonel Disiplin Kurulu aracılığıyla yürüttü. Kurul, kendisine gelen yüzlerce dosyayı tek tek inceleyerek karara bağladı.

Bahis dosyalarının yanı sıra normal disiplin sevklerini de değerlendiren kurul üyeleri, PFDK’nın kurulduğu günden bu yana en çok çalışan kurul unvanını elde etmesini sağladı.

 Bahis soruşturması kapsamında teknik adamlar, menajerler ve yöneticilerle ilgili henüz işlem yapılamamış olmasına rağmen PFDK, şimdiden en çok çalışan kurul unvanını elinde bulunduruyor.

Diğer dosyaların da incelenmeye devam ettiği göz önüne alındığında, PFDK’nın bu unvanı uzun yıllar boyunca koruyacağı tahmin ediliyor.

***

HAVA UNSURLARIMIZ NEDEN BALIKLARA BENZİYOR?

Hemşerimiz Selçuk Bayraktar, başkanı olduğu vakıf tarafından Haliç Üniversitesi'nde düzenlenen “Tasarım İşi” etkinliğinde önemli açıklamalarda bulundu. Bayraktar, yeni nesil özgün hava savunma elemanlarının üretim ve geliştirilmesinde neden sürekli balık imgesinin tercih edildiğini anlattı.

Bayraktar açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Herkes tasarımlarını kuşlara benzetmeye çalışıyor, bizim uçaklar balığa benziyor. Rahmetli babamın (Özdemir Bayraktar) tasarımlarda büyük emeği var. O aykırı formda da babamın izlerini görebiliyorsunuz. Tasarımların bazılarını annem çiziyor. Siz de kendi köklerimizle güvenerek göğe uzanma fikrini görüyorsunuz.”

Savunma sanayii ürünlerinin neredeyse tamamında endüstriyel tasarımcıların çok önemli bir rolü olduğuna dikkat çeken Bayraktar, bu yaklaşımın sadece estetikle sınırlı olmadığını vurguladı.

Konuya ilişkin değerlendirmesini sürdüren Bayraktar,
“Veri terminallerinden ikmal yapan sistemlere kadar her tarafında endüstriyel tasarımın dokunuşu var. Biz de bu yaklaşımlarda kuş gibi gökten inen değil, balık gibi derinliklerden zirveye çıkan imgeyi benimsiyoruz” şeklinde konuştu.

Ortaya konulan bu yaklaşım; çarpıcı, marjinal ve iddialı bir bakış açısı sunuyor. Doğrusu, bugüne kadar birçok kişinin merak ettiği bu konunun birinci ağızdan anlatılması oldukça dikkat çekici bulundu.

Yeni hava unsurlarının neden balıkları andırdığı sorusu da böylece netlik kazanmış oldu.

***

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ TUTTU KOPARDI, YA BİZ?

Aylar önce bu köşelerden uyarmıştık. İşçi, emekçi, emekli… Mavi ya da beyaz yakalı fark etmez.

Promosyon diye bir hak veriliyorsa, hak edenin hakkını başkaları savunamaz.

Eğer bu işi yapacaksanız, insanların hakkını tam verin diye çağrıda bulunmuştuk.

Son bilgilere göre Trabzon Üniversitesi, promosyon anlaşmasında 100 bin lirayı biraz aşabilmiş durumda. Ancak bu rakama ulaşabilmek için devlet bankasını değiştirmiş.

Karadeniz Teknik Üniversitesi ise pazarlıklarda 100 bin liraya yaklaşamamış. Banka aynı kalmış, verilen rakamlar 90’lı seviyelerde kalmış. Üstelik bu tutar, promosyon anlaşmaları arasında en düşükler arasında yer almış.

Bu saatten sonra değişim ya da ciddi bir düzelme olur mu? Olursa da oldukça zor görünüyor.

Dahası, bu promosyon anlaşması 389 intörn öğrenciyi de kapsayacak şekilde uygulanacak. Anlaşma bu şartlarla imzalanmış.

Ödemenin ise yeni yıla girilmeden, tek seferde çalışanların hesaplarına yatırılması kararlaştırılmış.

Devlet bankası ya da özel banka olması fark etmez. Promosyon anlaşmaları arasında bu kadar büyük farklar olmamalı.

Şimdi bu haberleri duyan KTÜ çalışanlarının, hatta intörnlerinin, haklı olarak moral ve motivasyonlarının bozulmaması mümkün mü?